Ama Albert Einstein, uzayın dokusuna baktığında tamamen farklı bir şey gördü. | Open Subtitles | لكن عندما نظر البرت اينشتاين إلى نسيج الفضاء, رأى شىء مختلف تماماً. |
Michelangelo saf mermere baktığında ortaya çıkmaya can atan bir figür gördüğünü söylemişti. | TED | صرَّح مايكل أنجلو أنه عندما نظر إلى الرخام الخام، بأنه رأى شخصية تكافح من أجل التحرر. |
Tsarnaev özür diledi ama jüri onun yüzüne baktığında, tek gördükleri donuk bir ifadeydi. | TED | نطق سارنييف ببعض كلمات الاعتذار. ولكن عندما نظر المحلّفون إلى وجهه، فإنّ جلَّ ما رأوه كان عبارة عن وجه محدّقٍ جامد. |
Sonny bana ilk kez baktığında sağır oldum. Hiçbir şey duyamıyordum. | Open Subtitles | عندما نظر لي سوني لاول مره شعرت انني اصم تماما |
Nedenin bilmiyorum ama çocuğunun gözlerine bakıp 21. yüzyılın en aptal çocuğunun doğduğunu fark etmiş olabilir mi acaba? | Open Subtitles | احياناً اتعجب عندما نظر فى اعين طفله الزرقاء اعتقد انه اب لأكبر احمق فى القرن الحادى و العشرين؟ |
Ve onun bana baktığında hissettiğim şeyi sevdim. Bu güzeldi. | Open Subtitles | واحببت الطريقة التي نظرت بها في نفسي عندما نظر لي لقد كان امر رائع |
Ve gördüğünüz sıcak duygu, çocuk size güvenle baktığında, hissettiğiniz fazilet duygusu değildi. | Open Subtitles | وذلك الشعور بالدفء الذي إعتراك، عندما نظر إليك الصبي بثقة لم يكن الشعور بالفضيلة |
Kraliçesinin gözlerine baktığında dünyadaki tüm güzelliği görüyormuş. | Open Subtitles | عندما نظر إلى عين الملكة، رأى كل الحب والجمال في العالم |
Arkasına baktığında sadece büyük bir beyazlık görür. | Open Subtitles | عندما نظر للوراء، رأى بقعة واسعة من البياض. |
Arkasına baktığında sadece büyük bir beyazlık görür. | Open Subtitles | عندما نظر للوراء، رأى بقعة واسعة من البياض. |
Ireneo Funes, masadaki şarap kadehine baktığında "bütün filizleri, salkımları ve asmaları" gördü. | TED | عندما نظر إيرينو فونيس إلى كأس نبيذ على الطاولة، رأى "كل براعم، وعناقيد العنب المعلقة على ذلك الكرم. |
Tekrar baktığında şüphelinin silah aldığını görüyor. Muhtemelen o silahı beline gizlemişti. | Open Subtitles | عندما نظر خلفه المشتبه كان يحمل سلاحاً |
eğer buna dokunsaydın bana, İsa Peygamberin yüzüne baktığında Yahya Peygamberin ne gördüğünü söyleyebilirdin. | Open Subtitles | بأنك إن لمست هذا... هل لك أن تقول لي ماذا رأى القديس يوحنا عندما نظر إلى وجه المسيح |
Ama o bize baktığında sen gözünü kırptın. | Open Subtitles | لكنه عندما نظر إلينا أطرفت عينك |
Senin gözlerine baktığında ve son nefesini aldığında... | Open Subtitles | عندما نظر الى عيناكى اخذا نفسه الاخير |
Bana tuhaf bir şekilde baktığında oldu. | Open Subtitles | وهنا عندما نظر االي بنظره غريبه |
Ama Klaus yukarıdan baktığında, çalıların tanıdık, kötücül bir gözü andırdığını görünce labirenti hem sır hem de tehlikelerle dolu bir yere benzetti. | Open Subtitles | لكن عندما نظر "كلاوس" إليها من الأعلى، ورأى كيف لُويت الشجيرات لتشكل عيناً مشؤومة مألوفة، بدت أنه يوجد فيها أسرار وخطر. |
E.O. Wilson bana bir keresinde karıncalara baktığında -- onları sevdiğini ve onlar hakkında daha fazlasını öğrenmek istediğini söyledi. -- onlara ölçeklerini düşünerek baktığını söyledi. | TED | ويلسون قال لي ذات مرة انه عندما نظر إلى النمل -- كان عاشقا لها ، طبعا، وانه يريد معرفة المزيد عنها -- وقال انه يتطلع بوعي عليهم من وجهة نظر الحجم. |
Geriye dönüp baktığında özlediği şey Pantheon Kupası. kızlar ya da zafer değilmiş. | Open Subtitles | قال أنه عندما نظر للماضي.. لم يشتاق لكأس بانثيون... . |
Nedenin bilmiyorum ama çocuğunun gözlerine bakıp 21. yüzyılın en aptal çocuğunun doğduğunu fark etmiş olabilir mi acaba? | Open Subtitles | احياناً اتعجب عندما نظر فى اعين طفله الزرقاء اعتقد انه اب لأكبر احمق فى القرن الحادى و العشرين؟ |