Şansımızı arttırmak için bu kez bütün erkekler katkıda bulunacak. | Open Subtitles | و هذه المرة كل الشباب يجب أن يشتركوا لزيادة الاحتمالات |
Gerçekten, eğer bir erkek saklayabileceğini biliyorsa, bütün erkekler, bir yerlerde porno bulundururlar. | Open Subtitles | لكن بحق كل شاب يعرف كيف يخفى شيئ كهذا كل الشباب يملكون هذه الاشياء حتى لو فى سرير الاطفال خاصتهم |
Evet tabii. Zaten 18 yaşındaki tüm erkekler beklemek isterler. | Open Subtitles | اجل, صحيح لأن كل الشباب ذوي 18 عاماً يريدون الانتظار |
Kıskanıyorsun, çünkü Donna ve ben spor salonuna gidiyoruz ve tüm erkekler bize asılacaklar. | Open Subtitles | انك حسود لأنني أنا و دونا سنذهب للجمباز و كل الشباب سيعاكسوننا |
Genelde evet. Ama ben Bütün genç erkekleri Robb Stark'ın savaşına yolladım. | Open Subtitles | بصفة عامة أجل، ولكنك أرسلت كل الشباب للقتال في حرب (روب ستارك).. |
Bütün adamlar seni bekliyor. | Open Subtitles | كل الشباب ينتظرونك. |
# Çekiciliğim bütün erkekleri bahçeye dizer # # ve benimki seninkinden daha iyi derler. # ...cebimde. | Open Subtitles | حليبي المخفوق * * يجلب كل الشباب إلى الساحة * ويقولون أنه * |
Ama anne, diğer tüm arkadaşlarım Kuzey Kutbu'na gidiyor. | Open Subtitles | و لكن يا أمي كل الشباب ذاهبون للقطب الشمالي |
Okuldaki bütün erkekler, küçük amigo kızlarla değil de Blanca ile ilgilenmeye başladılar. | Open Subtitles | بلانكا تجذب كل الشباب اللطافاء اليانعين في المدرسة و تبعدهم |
Ben sana partiyi göstereceğim. Beğendin mi? Farkında mısın, buradaki bütün erkekler beni kıskanıyor. | Open Subtitles | سأريك حفلا هل يعجبك هذا؟ أتعلمين, كل الشباب هنا يغارون مني |
Eninde sonunda bütün erkekler kaya resimleri çizer. | Open Subtitles | أتعلمين , في النهاية كل الشباب يرسمون الصخور |
Sonra oradaki bütün erkekler kendi penislerini tutarak şarkı söylemeye başladı. | Open Subtitles | وبدأ كل الشباب بالغناء ومسك قضبانهم |
Kıskanıyorsun, çünkü Donna ve ben spor salonuna gidiyoruz ve tüm erkekler bize asılacaklar. | Open Subtitles | انك حسود لأنني أنا و دونا سنذهب للجمباز و كل الشباب سيعاكسوننا |
Bu gece tüm erkekler onun kadar iyi görünseydi seksi geri getirme planımın başarılı olacağından emindim. | Open Subtitles | إذا بدا كل الشباب بصورة جيدة مثله هذه الليلة فسأكون واثقة من نجاح خطتي لإستعادة الإثارة. |
Böyle yapan Bütün genç kızlar | Open Subtitles | كل الشباب الذين صنعوكِ |
Bütün genç yahudiler! | Open Subtitles | كل الشباب اليهود |
Çünkü bence en büyük soru telefonun niye "Çekiciliğim bütün erkekleri bahçeye dizer" diye çalıyor? | Open Subtitles | لأني أظن أن السؤال المهم هو، لماذا رنة هاتفك هي "حليبي المخفوق يجلب كل الشباب إلى الساحة"؟ |
Ama anne, diğer tüm arkadaşlarım Kuzey Kutbu'na gidiyor. | Open Subtitles | و لكن يا أمي كل الشباب ذاهبون للقطب الشمالي |