Yaptığını söylediği her şey... senin boruyu çalmanı engellemek içindi... | Open Subtitles | كل شيء هو فعله، كل شيء قاله كان فقط لمنعك من نفخ البوق |
Evet, onlar hakkında söylediği her şey var ki bu beni diğer söylediği şeylerin de doğru olabileceği konusunda düşündürüyor. | Open Subtitles | أجل، كل شيء قاله بشأنهم مذكور هنا، ممّا يجعلني أتأكّد من صحة كل شيء آخر يقوله |
Kocamın yaptığı, söylediği her şey kötü şeyleri iyi göstermek için gerçeği örtmeye planlanmıştı. | Open Subtitles | كل شيء فعله زوجي كل شيء قاله كان من اجل اخفاء الحقيقة لجعل الشيء السيء يبدو جيداً |
Ekibim üzerinde çalışıyor ama şu ana dek söyledikleri kanıtlarla uyuşuyor. | Open Subtitles | فريقي يعمل على الأمر يا سيدي لكن حتى الآن كل شيء قاله يتطابق مع الدليل الشرعي الذي تم أخذه من مسرح الجريمة |
Michael'ın dediği her şeyi çürütebilirim. | Open Subtitles | أستطيع أن أضحد كل شيء قاله مايكل |
Bu adamın söylediği her şeyi doğrulayacak birini tanıyoruz. | Open Subtitles | نعرف شخص بوسعه تأكيد كل شيء قاله هذا الشخص للتو |
Balistik ve mektupta söylediği her şey doğru. | Open Subtitles | باليستي كل شيء قاله في الرسائل حصل |
Pekâlâ, beni dinle Nick. Jones sana yalan söylemiş. söylediği her şey yalan. | Open Subtitles | حسناً ، إسمعني "نيك" "جونز" كذب عليك في كل شيء قاله |
Herkesin bana senin hakkında söylediği her şey doğru. | Open Subtitles | كل شيء قاله لي الجميع عنك كان حقيقة. |
Görünüşe göre söylediği her şey doğru. | Open Subtitles | يتضح بأن كل شيء قاله هو صحيح |
Misraki'nin söylediği her şey çılgınlığına rağmen doğru çıktı. | Open Subtitles | بقدر جنونه، كل شيء قاله (ميراكي) هو عمليات المراقبة |
Hatırladığım kadarıyla Mulder'ın söylediği her şey kendisinin ne kadar büyük bir adam olduğuyla ve tüm bu mahkûmiyet kararlarını ne kadar kolayca aldırabildiğiyle ilgiliydi. | Open Subtitles | كل شيء قاله (مولدر), حسب ما أتذكر... (كان عن كم أن (مولدر شخص عظيم... وكم من الرائع حصوله على ذلك الكم من الإدانات. |
Yani söylediği her şey... | Open Subtitles | ...إذاً كل شيء قاله |
Söyleyebildiğim kadarıyla Hatem'in amcasının söyledikleri doğru. | Open Subtitles | على حد علمي, كل شيء قاله عم (حاتم) كان صحيحاً. |
Söyleyebildiğim kadarıyla Hatem'in amcasının söyledikleri doğru. | Open Subtitles | على حد علمي, كل شيء قاله عم (حاتم) كان صحيحاً. |
Babamın dediği her şeyi yaptım. | Open Subtitles | لقد فعلت كل شيء قاله أبي |
söylediği her şeyi göz ardı et, nezaket gösteriyor. | Open Subtitles | تجاهل كل شيء قاله للتو هو عطوف |
söylediği her şeyi göz ardı et, nezaket gösteriyor. | Open Subtitles | تجاهل كل شيء قاله للتو هو عطوف |