senin iyiliğin için böyle davranıyorum. | Open Subtitles | أنا أعاملك بقسوة لأجل مصلحتك فقط |
Sadece senin iyiliğin için söylüyorum. | Open Subtitles | أنا أخبرك ذلك لأجل مصلحتك |
kendi iyiliğin için simya kullanmak pek etkileyici değil. | Open Subtitles | إستخدامك للكيمياء لأجل مصلحتك ليس شيئا جيدا |
kendi iyiliğin için, bir kadın olduğunu hatırla. | Open Subtitles | لأجل مصلحتك ِ الخاصة , تذكري أنت ِ أمرأة |
Sizin iyiliğiniz için Çavuş Kruger'ın yaşamasını umalım. | Open Subtitles | لنأمل فقط لأجل مصلحتك "أن ينجو السيرجنت "كورجر |
Sizin iyiliğiniz için. | Open Subtitles | إنه لأجل مصلحتك |
İyi geceler tatlım. Seni seviyorum. Bu senin iyiliğin için. | Open Subtitles | أحبك هذا لأجل مصلحتك |
Bu senin iyiliğin için. | Open Subtitles | هذا لأجل مصلحتك |
Amanda! senin iyiliğin için. | Open Subtitles | اماندا ! انه لأجل مصلحتك |
senin iyiliğin için. | Open Subtitles | لأجل مصلحتك |
senin iyiliğin için. | Open Subtitles | لأجل مصلحتك |
Şimdi, kendi iyiliğin için benim olan altını bulmama yardımcı olsan iyi olur. | Open Subtitles | والآن، لأجل مصلحتك... ...لنأمل أنك تستطيع مساعدتي على إيجاد ذهبي |
Bu saatten sonra, kendi iyiliğin için benden uzak dur. | Open Subtitles | من الآن وصاعداً، ابتعد عني لأجل مصلحتك |
kendi iyiliğin için ayrıl, Lola. | Open Subtitles | لأجل مصلحتك ، اخرجي |
kendi iyiliğin için yapıyordum. | Open Subtitles | لقد عملت ذاك لأجل مصلحتك |
kendi iyiliğin için umarım sarhoşsundur. | Open Subtitles | آمل ان تكون ثملاً لأجل مصلحتك |
Sadece kendi iyiliğin için değil Bayan Grundy için de... | Open Subtitles | ليس فقط لأجل مصلحتك ولكن لأجل مصلحة السيدة (غراندي) |
Bu Sizin iyiliğiniz için. | Open Subtitles | هذا لأجل مصلحتك هاه؟ |