Dokunun durumuna dayanarak söylersek, ayak 24 saatten daha az bir zamandır suda. | Open Subtitles | بناء على حالة النسيج، فإن القدم كانت في الماء لأقل من 24 ساعة |
Bir dakikadan daha az bir süre oksijensiz kaldı, hipoksi olamaz. | Open Subtitles | كان بدون أكسجين لأقل من دقيقة فقط ليس نقص أكسجين |
Bugünün oranıysa dünyanın en yoksul ülkelerinde çocukların %6'sından daha azı. | TED | اليوم، وصل لأقل من 6% من الأطفال في أفقر بلدان العالم. |
- Bundan çok daha azı için dava açılır. - Senin gibi kızlar tarafından değil. | Open Subtitles | تم رفع دعاوى على الناس لأقل من ذلك ليس من فتيات مثلك |
Kız buraya geleli bir haftadan az olmuş. Mümkün değil. | Open Subtitles | إنها هنا لأقل من أسبوع هذا ليس ممكناً |
10 saatten az bir süre önce hastanede olduğu bir gerçek. | Open Subtitles | بل حقيقة أنّه كان في المستشفى لأقل من عشر ساعات تقريباً |
Erkeklerin daha çok saça ihtiyacı var, kadınlarınsa daha az. | Open Subtitles | الرجال في حاجة للمزيد من الشعر و النساء في حاجة لأقل من ذلك |
Bir karadeliğin yerçekimine ulaşmak için, güneşin tamamını, çapı birkaç kilometreden daha az olacak şekilde sıkıştırmanız gerekirdi. | Open Subtitles | وللوصول إلى ثقب أسود يجب تقليص حجم الشمس حتى يصل قطرها لأقل من بضع كيلومترات |
Bak, onu buradan çıkarmaya çalışıyorum ve bir haftadan daha az bir zamana ihtiyacım var. | Open Subtitles | انظر انا احاول اخراجه من هنا احتاج لأقل من أسبوع |
- Ben çok daha az para için yapılanları gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيته يحدث لأقل من ذلك - لا يعني أنني فعهلتها - |
Yani tahminime göre Da Lisi'de 6 aydan daha az bir süredir çalışıyorsun. | Open Subtitles | لذا خمّنت بأنّك كنت في "دا ليسي" لأقل من نصف سنة. |
Seni sadece bir kaç dakikadır tanıyorum Baze'i ise iki haftadan daha az zamandır ama Baze'in senden iki kat daha iyi bir baba olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | الآن لقد عرفتك فقط لبضع دقائق وعرفت (بيز) لأقل من أسبوعين لكني أعلم أنه يفوقك أبوة ضعفين |
daha azı için demir haç alan adamlar görmüştüm. | Open Subtitles | حسناً، لقد رأيت رجالاً يحصلون على الأوسمة لأقل من ذلك |
Benim cinsiyetimdekilerin çok daha azı yüzünden yandığını iyi biliyordu! | Open Subtitles | و هو يعرف كل المعرفة أن أخريات من جنسي أحرقن لأقل من ذلك |
bundan daha azı için adam öldürecek insanlar var. | Open Subtitles | هناك أناس قتلوا لأقل من ذلك بكثير |
Bundan çok daha azı için adamlarla yattım, inan bana. | Open Subtitles | لقد نمت مع أشخاص لأقل من ذلك صدقني |
Ah, lütfen, bundan daha azı için vazgeçildin. | Open Subtitles | أوه، من فضلك، قدمتموه عنه لأقل من ذلك. |
daha azı için beterini yaptılar, inan bana. | Open Subtitles | لقد فعلوا الأسوأ لأقل من هذا ، صدقوني |
Şerif, buraya geleli bir aydan az oldu ama Proctor'ı köşeye kıstırdınız. | Open Subtitles | لقد كنت هنا لأقل من شهر أيها المأمور، وقد جلبت (بروكتور) إلى قبضة العدالة |
O nedenle, konteyner gemileri üzerinde çalışan çoğu denizcinin limanda genellikle iki saatten az bir zamanı olur. | TED | معظم البحارة الذين يعملون الآن في سفن حاويات غالباً ما يكونون على الميناء لأقل من ساعتين في المرة الواحدة. |