onu tutuklamak için izninizi istiyorum efendim. | Open Subtitles | أود الحصول على إذنك لإلقاء القبض عليه يا سيدي |
Dinle, onu tutuklamak için elimde yeterince şey olsa bile yani... burada konuştuğumuz şey bu değil. | Open Subtitles | حقاً؟ حتى لو نملك ما يكفي لإلقاء القبض عليه |
Bu onu tutuklamak için yeterli değil, değil mi? | Open Subtitles | هذا كافي لإلقاء القبض عليه,أليس كذلك؟ |
Ama siz onu yakalamak için hiçbir şey yapmıyorsunuz şerif. | Open Subtitles | وأنتَ لا تفعل شيئاً لإلقاء القبض عليه أيها القائد |
Ufacık bir kan izi, ya da DNA, tutuklama için yeterli olur. | Open Subtitles | آثر بسيط للدماء، أي حمضٍ نووي سيكون كافياً لإلقاء القبض عليه |
Dondo casusu olarak onu tutuklamak için her yere bildirim gönder. | Open Subtitles | ضع اعلان في كل مكان لإلقاء القبض عليه كـ جاسوس لـ (الدوندو). |
Bu sabah 9:00'da tutuklama emri çıkarılmış. | Open Subtitles | أصدروا أمراً لإلقاء القبض عليه في الـ 9 صباحاً |
Esas tutuklama öğrenciye saldırıdanmış. | Open Subtitles | كان السبب الأساسي لإلقاء القبض عليه لهجومه علي طالب. |
Zamanı gelince onu tutuklama yetkim yok. | Open Subtitles | ليس لدي وسيلة لإلقاء القبض عليه إذا وعندما يحين الوقت. |