"Ölüyü uyandırmak" için yeterli şekilde bağırmak. | Open Subtitles | صيحات عالية بما فيه الكفاية لإيقاظ الأموات. |
En güzel yanı sabah saat 3'te insanları uyandırmak için davulcuların geçmesidir. | Open Subtitles | أحلى شيئ عندما يتجول المسحراتى حوالى الثالثة صباحاً لإيقاظ الناس |
Öyleyse... sanırım uyuyan ejderhayı uyandırmanın zamanı geldi, değil mi? | Open Subtitles | حسناً إذاً ، اعتقد بأنه الوقت لإيقاظ التنين النائم ، أليس كذلك ؟ |
Şehirde başka bir bomba patlamadan Adalet Bakanı'nı uyandırmanın yolunu bulun. | Open Subtitles | حسنا، أقترح عليك طريقة لإيقاظ النائب العام قبل أن تنفجر قنبلة أخرى في المدينة |
Kapsülde bulduğumuz kadını uyandırmaya hazırlanıyorum. | Open Subtitles | {\fnArabic Typesetting}أستعدّ لإيقاظ المرأة التي وجدناها في السّبات. |
Şaka! Annemi uyandırayım, yeni gelenleri çok sever. | Open Subtitles | سأذهب لإيقاظ أمي إنها تحب التقاء أناس جدد |
Ne var? - Jal, bir koşu gidip Sid'i uyandırır mısın? | Open Subtitles | مرحبا جيل،، هل يمكنك الذهاب بسرعة لإيقاظ سيد من النوم؟ |
Hadi gidip diğerlerini de uyandıralım. Yapacak çok işimiz var. | Open Subtitles | .لنذهب لإيقاظ البقية لدينا الكثير من العمل لتنفيذه |
Yine de bu yöntem çok tehlikeli. Diğer bir deyişle gücünüzü uyandırmak için size şok verme girişiminde bulunacağım. | Open Subtitles | وبالرغم من ذلك ستكونا في خطرٍ، لأنّي سأصدم جسديكما لإيقاظ طاقتيكما. |
Gerçek profesyonellerin yaptığıysa kapağı kapalı tutup şişeyi birkaç kısa, keskin sallayışla sarsmaktır, içindeki tüm domates parçacıklarını uyandırmak için. Ve sonra kapağı açarlar. Ve ketçabı rüya patateslerin üzerine tam ayarında dökerler. | TED | الطريقة الأفضل في الواقع هي بإبقاء الغطاء مغلقًا، اعطاء العبوة قليل من الهزات القصيرة الحادة لإيقاظ حبيبات الطماطم، ومن ثم إزالة الغطاء لتتحكم بأفضل سكب للكاتشب على البطاطس الرائعة. |
Sevdiği kadını uyandırmak için kasabamızın sihrini çalmaya çalıştı. | Open Subtitles | لقد حاول سرقة السحر مِنْ بلدتنا لإيقاظ الامرأة التي يحبّ وهي... |
Biliyorum ki, fonksiyonel MR denemek istemiyorsunuz, ama Johnny'yi uyandırmak için, yapabileceğimiz bir şeyler olmalı. | Open Subtitles | أعلم بأنك لا تريد أن تجرب الرنين المغناطيسي لكن يجب أن يكون هناك شيء يمكننا تجريـبـه (لإيقاظ (جوني |
İnsanlar öldükten sonra devlet önlem almaya başlayacak. Bu hükümeti uyandırmanın tek yolu! | Open Subtitles | بعض الناس سيموتون، لكنّها الطريقة الوحيدة لإيقاظ الحكومة! |
Sal, bay Hank'i en hoş şekilde uyandırmanın yolu nedir diye düşündüm. | Open Subtitles | ما ألطف شيء يمكنني فعله لإيقاظ السيد (هانك) بالأسفل |
Belki Daisy ve Simmons'ı uyandırmanın bir yolunu bulma zamanı gelmiştir. | Open Subtitles | ربما حان الوقت لنفكر في طريقة لإيقاظ دايزي) و (سيمونز)) |
Yılanları uyandırmaya mı geldin? | Open Subtitles | جئت لإيقاظ بعض الأفاعي؟ |
Yılanları uyandırmaya mı geldin? | Open Subtitles | جئت لإيقاظ بعض الأفاعي؟ |
Ben buraya ölüleri diriltsin diye Silas'ı uyandırmaya geldim. | Open Subtitles | أتيتُ لإيقاظ (سايلس)، ليبعث الموتى لكنّكَ لن تسمح بحدوث ذلك |
Sen jambonlara bak da ben kızları uyandırayım. | Open Subtitles | راقب اللحم المقدد، سأذهب لإيقاظ الفتيات |
Harika, ben gidip Taylor'u uyandırayım... | Open Subtitles | عظيم، سأذهب لإيقاظ (تيلور). |
- Gibbs'i kesin uyandırır. | Open Subtitles | - (طريقة مؤكدة لإيقاظ (غيبس - |
- Gidip ufaklığı uyandıralım. | Open Subtitles | -لنذهب لإيقاظ البطل الصغير |
Coulson, bu tek şansın. aslında insanları uyandırması. | Open Subtitles | كولسون)،هذه هي الفرصة الوحيدة ) لإيقاظ الجميع حقا |