Peki pratik bizi daha iyi hâle getirmek için beynimizde ne yapıyor? | TED | إذن، ماذا تفعل الممارسة في أدمغتنا لتجعلنا جيدين في فعل شيء ما ؟ |
Reklamlara karşı bizi sabırlı kılmak için üzerimize salınan bu algoritmalar, aynı zamanda siyasi, kişisel ve sosyal bilgi akışımızı da düzenliyor ve bu değişmek zorunda. | TED | الخوارزميات نفسها التي يتم إطلاقها علينا لتجعلنا أكثر خضوعاً للإعلانات هي أيضاً التي تقوم بتنظيم تدفق معلوماتنا السياسية والشخصية والاجتماعية، وهذا ما يجب أن يتم تغييره. |
Okullar her zaman bizi gerekli araçlarla donatarak yaratıcı olmamızı, harika şeyler yapmamızı para kazanmızı sağlamak için icat edildi. | TED | لقد ابتكرت المدرسة دائماً لتقدم لنا الأدوات لتجعلنا مبدعين، نفعل أشياء مدهشة، تساعدنا في إيجاد وظيفة، والخ، والخ. |
bizi kötü göstermek için seni tutmadıklarını ne bilelim? | Open Subtitles | كيف نعرف انك لم تشتري لتجعلنا نظهر سيئين |
bizi aptal yerine koyduğun o yangını nasıl çıkardığını duyduk. | Open Subtitles | وفر هذا الكلام عرفنا كيف زيفت الحريق لتجعلنا نبدو كالبلهاء |
Bu, küresel ısınmanın en temel bilimsel açıklamasıdır ve bunu gayet iyi bildiğiniz için, bu konuda çok zaman harcamayacağım. | Open Subtitles | وهي رقيقة كفاية لتجعلنا قادرين على تغيير تركيبه |
Sahte bir duruşma yapmamızı istiyor. bizi gerçeğine hazırlamak için bir tür deneme... | Open Subtitles | تريد ان تقوم بمحاكمة تجريبية مجرد محاولة لتجعلنا نستعد |
bizi yataktan bu kadar erken kaldırdığın için umarım iyi bir sebebin vardır, pislik. | Open Subtitles | من الأفضل أن يكون لديك سبب مهم لتجعلنا نستيقظ مبكراً هكذا |
Biliyorum, annem ikimizi bir arada tutmak için burada değil, ...ama baba, neden benimle konuşmak istemiyorsun? | Open Subtitles | أعلمُ أنّ والدتي ليست هنا لتجعلنا جدّيين مع بعضنا لكن أبي، لمَ لا ترغب بالكلام معي؟ |
Geçen gün Ulusal yarışmaya gidebilmemiz için ne gerekiyorsa yapacağınızı söylediniz. | Open Subtitles | أنت قلت ذلك اليوم أنك ستفعل أي شيء لتجعلنا نصل للمسابقة الوطنية حسنا ، وهي سوف تمنعنا |
Geçmişte çok acı ve sıkıntı yaşamış olsak da bugünler için el ele verip daha güçlü olacağımızı düşünüyorum. | Open Subtitles | لقد عانينا المصاعب لكن أعتقد اننا عانيناها لتجعلنا أقوى من أجل الحاضر |
Ve bu fırsatta bizi siktiğim zengini yapman... için sana ısrar ediyorum. | Open Subtitles | وبكوننا شركاء انا اصر على منحك الفرصة لتجعلنا اغنياء جميعا |
bizi dar kafalı göstermek için bir sürü zahmete girdi zaten. | Open Subtitles | لقد حادت عن الطريق لتجعلنا نبدو متعصبين. |
Yani bu oyun kendimizi korkutmak için tasarlanmış. | Open Subtitles | صُممِت هذة اللعبة لتجعلنا نسبب الذعر لأنفسنا |
Sırf bizi aynı odaya getirmek için ulusal güvenlik toplantısı mı gerekiyordu? | Open Subtitles | اضطررت إلى عقد اجتماع أمن وطني لتجعلنا في الغرفة ذاتها |
- Beyefendi, madem bu kadar cömertsiniz bizi uyuşturuculardan uzak tutması için bir televizyon iyi olurdu ve bir mikrodalga fırın, yeni buzdolabı, bazı eşyalar, belki de bir mobilya yenilemesi. | Open Subtitles | حسناً سيدي بما انك كريم جداً نستطيع الاستفادة من جهاز تلفاز جديد لتجعلنا مشتتين عن المخدرات |
derdim. Ve onlar, "hayır, bizi kötü göstermek için yürüyorsun, değil mi?" | TED | فكانوا يقولون،" لا، أنت تسير لتجعلنا نظهر بمظهر سيّء، أليس كذلك؟ |
Bizden hıncını almak için kendisini hasta ediyor. | Open Subtitles | هي تتمارض لتجعلنا نموت من الغيظ |
Muhtemelen hızlı hareket etmemiz için bir çeşit blöf. | Open Subtitles | ربما مجرد خدعه لتجعلنا نتحرك بسرعه |
Tabii çifte intihar için karışık bir CD hazırladıysan. | Open Subtitles | جمعت هذا القرص لتجعلنا ننتحر مرتين |