Her yıl iki set ders kitabı aldı. | Open Subtitles | تحضر اُمي مجموعتان من الكتب الدراسيه |
Peki, ya ona iki set akciğer verirsek? | Open Subtitles | وماذا لو أعطيناه مجموعتان من الرئتين؟ |
- Sadece iki set akciğer değil... | Open Subtitles | ليست فقط مجموعتان من الرئتين |
İki grup insan alıyorsunuz ilgili özellikleri birbiriyle aynı olan. Bir gruba öleceklerini hatırlatıp, diğerine bir şey söylemiyor ve davranışlarını karşılaştırıyorsunuz. | TED | تأخذ مجموعتان من الناس والذين هم متشابهين في كل النواحي و تذكر مجموعة بأنها ستموت لكن لاتذكر المجموعة الأخرى ثم تقارن سلوكهم. |
Bir örnek vereyim; yakın zamanda yapılan bir çalışma agnostik iki grup üzerinde uygulanmış. Agnostikler, dini inançları konusunda kararsız kişilerdir. | TED | إذن لديكم مثال هاهنا: أحد الدراسات الحديثة أخذت مجموعتان من الملحدين, أشخاص مترددين في قناعاتهم الدينية. |
İki grup Jedi var, biri aşağı şehir merkezinde... ve ikincisi mercan zeminin yakınındaki mahkumları serbest kurtarıyor. | Open Subtitles | هناك مجموعتان من الجاداي واحدة فى اسفل المدينة والاخري تحرر السجناء |
– Baba, baba. – Şu anda iki grup misafir var. | Open Subtitles | أبى . ـ هناك مجموعتان من الضيوف هنا الآن |
1995'te iki grup insan "Vow, Web gerçekten önemli! Çok daha iyi bir sunucuya ihtiyacımız var" dedi. | TED | عام 1995، قالت مجموعتان من الناس، "واو، هذا مهم حقاً، الويب! نحتاج لخادم ويب أفضل بكثير!" |
Yani Efsanelerden iki grup mu var? | Open Subtitles | الانتظار، وهناك مجموعتان من أساطير؟ |
Her neyse, Darwin'in gözlemlerine göre iki grup ispinoz aynı besin kaynağı için mücadeleye girdiği zaman eninde sonunda başka bir besin kaynağını kullanabilmek amacıyla farklı bir gaga geliştirmişler. | Open Subtitles | إذن لا حسناً, على كل حال لاحظ (داروين) أنه عندما مجموعتان من طيور البرقش تنافست على نفس مصدر الطعام |