Onu çiğneyeceğiz çünkü tohum saklamak bir görevdir yeryüzüne karşı ve gelecek kuşaklara karşı. | Open Subtitles | نحو الأرض ولأجيال القادمة كنا نعتقد انه سيكون رمز حقا أنه أكثر من رمز |
Şuanda sanki biri asansörün kablosunu kesmiş gibi... diklemesine yeryüzüne düşüyorum ve gördüğünüz gibi hareket etmiyorum. | Open Subtitles | أنا الآن أتراجع نحو الأرض تماماً مثل شخص قطع به الحبل. وترى أنني لا أتحرك بحسب نسبية "أينشتاين". |
Astronomlar hızlıca Dünya'ya doğru gelen bir gezegen öngördüler. | Open Subtitles | فلكيّوهم تنبئوا أن كوكبا يتجه نحو الأرض على مرمى الاصطدام |
Güneş'in bir saniyedeki tüm ışıldamasının yaklaşık %10'una eşdeğer bir enerji Dünya'ya doğru serbest bırakılır. | Open Subtitles | فإن طاقة تعادل عشرة بالمئة من إجمالي إضاءة الشمس لثانية يتم إطلاقها نحو الأرض |
Lâkin kanal, vaat edilen yere doğru atılan ilk adımdı. | Open Subtitles | لكنالقنـاةكـانتبمثـابةأولى الخطوات نحو الأرض الموعودة |
* Gözlerini yere kaçırarak gülümsediğinde zor değil anlaması * | Open Subtitles | لكن عندما تبتسمين * * نحو الأرض ليس من الصعب القول |
Saltocu güvercinler hızla göğe yükselirler... sonra salto atıp aynı hızla toprağa doğru düşerler. | Open Subtitles | الحمام المتشقلب يصعد عالياً وبسرعة ثم يتشقلب ويهوي بسرعة نحو الأرض |
Evlat onu yere tut, tamam mı? | Open Subtitles | أيها الفتى، أريدك منك أن توجه هذا نحو الأرض, إتفقنا؟ |
"At tekrar yeryüzüne nasıl indirilebilir?" | Open Subtitles | "كيف يمكن توجيه الفرس نحو الأرض ثانية؟" |
Şimdi yeryüzüne geri dön. | Open Subtitles | ارجع نحو الأرض الآن |
Şimdi yeryüzüne geri dön. | Open Subtitles | ارجع نحو الأرض الآن |
Çünkü bazen, Güneş bir koronal kütle atımı ateşler direkt olarak Dünya'ya doğru. | Open Subtitles | لأنه أحيانًا تُطلق الشمس الانبعاث نحو الأرض مباشرة |
Gerekçesini ise, arka planı göremiyorsan top ve tüyün Dünya'ya doğru ivme kazandığını bilmenin imkânı yok diye açıklamış. | Open Subtitles | وعلل ذلك إذا كنت لاتستطيع أن ترى الخلفية، لا توجد هناك وسيلة لمعرفة ان الكرة والريش يُسرع بهم نحو الأرض. |
Aslında Dünya'ya doğru düşüyorsunuz. | TED | في الواقع فإنك تهبط نحو الأرض. |
- Düşünsenize... 15.000 fitten atlayıp yere doğru uçtuğunuzu hayal etsenize. | Open Subtitles | هذا صحيح - ...تخيَّلا فقط - القفز من على علو 15000 قدم و الطيران نحو الأرض |
* Gözlerini yere kaçırarak gülümsediğinde zor değil anlaması * | Open Subtitles | لكن عندما تبتسمين * * نحو الأرض ليس من الصعب القول |
* Gözlerini yere kaçırarak gülümsediğinde zor değil anlaması * | Open Subtitles | لكن عندما تبتسمين * * نحو الأرض ليس من الصعب القول |
Eminim ki Preacher Man vaat edilmiş toprağa doğru gidiyor. | Open Subtitles | وأنا واثق أن الكاهن متوجه نحو الأرض المقدسة |
Evlat onu yere tut, tamam mı? | Open Subtitles | يا ولد , أريدك أن توجه هذا نحو الأرض , جيد ؟ |