İşte bu yüzden bu sızıntıyı durdurmalıyız, sayın yargıç. | Open Subtitles | لكن لهذا نحن بحاجة الى وقف هذا التسريب سيادة القاضي |
Oldu. bu sızıntıyı durdurmalı. | Open Subtitles | هكذا، ينبغي أن يوقف هذا التسريب |
Ama bu sızıntıyı bırakmıyorum. | Open Subtitles | لكنني لن أترك هذا التسريب |
bu sızıntı, Amerikalıların ve müttefiklerimizin hayatlarını ciddi şekilde tehlikeye atıyor. | Open Subtitles | هذا التسريب يضع حياة أمريكان و حياتنا في خطر |
Bak, bu sızıntı iyi bir şey olarak da düşünülebilir. | Open Subtitles | انظري، يمكن اعتبار هذا التسريب نعمة مقنعة |
bu sızıntıyı bırakmıyorum. | Open Subtitles | لن أترك هذا التسريب |
Abby! Şimdide bu sızıntı, eğer sebebini bulamazsam... | Open Subtitles | والآن لدينا هذا التسريب و إذا لم اعرف السبب |