Evet, Bunu çok fazla söylüyor. Kardeşine ne oldu? | Open Subtitles | أجل، إنها تقول هذا كثيرًا ماذا حدث مع أخيك ؟ |
Bunu çok söylüyorsun, deli gibi ağlayan kızsın sen. | Open Subtitles | أنتِ تقولين هذا كثيرًا, أنت الفتاة التي بكت بجنون. |
Aslında Bunu çok fazla düşündüm. | Open Subtitles | لقد كنت أفكر في هذا كثيرًا في الحقيقة |
Sahada bundan çok gördüm, biliyor musun? | Open Subtitles | رأيت هذا كثيرًا في ميدن المعركة |
Endişelerim bundan çok daha ötesi için. | Open Subtitles | -ولكن قلقي زاد عن هذا كثيرًا |
Bunu sık duyarım. | Open Subtitles | سمعت هذا كثيرًا |
Hayır. Çatıya çıkıyordu. Bunu çok sık yapar. | Open Subtitles | كانت تصعد إلى السطح هي تفعل هذا كثيرًا |
Bunu çok söylüyorum biliyorum ama sana borçluyum. | Open Subtitles | أعلم أني قُلت هذا كثيرًا ولكني مدينة لك |
Bunu çok yapıyorsun. İkileme düşmeyi. | Open Subtitles | .. أنت تفعل هذا كثيرًا تُشكّك في نفسك |
Bunu çok söylemeye başladın. | Open Subtitles | أنت تقولين هذا كثيرًا |
Bunu çok isterim... | Open Subtitles | أود هذا كثيرًا.. |
Bugün Bunu çok duydum. | Open Subtitles | لا أنفك أسمع هذا كثيرًا اليوم |
Bunu çok özledim dostumm. | Open Subtitles | سأفتقد هذا كثيرًا يا صاح. |
- Bunu çok yapıyorlar. - Oh. | Open Subtitles | انهم يفعلون هذا كثيرًا |
Evet, Bunu çok söylediniz. Genesis bir "hata." | Open Subtitles | أجل، قلتما هذا كثيرًا أن (أصل الخليقة) غلطة |
Endişelerim bundan çok daha ötesi için. | Open Subtitles | -ولكن قلقي زاد عن هذا كثيرًا |