Sen, bu dünya üzerindeki güvenebileceğim tek kişisin çünkü, ne olursa olsun, senin hep burada olacağını biliyorum. | Open Subtitles | أتعرف، أنت بمثابة الإنسان الوحيد بالعالم الذي يمكنني الإعتماد عليه ،لأنك مهما حدث أعرف أنك ستظل هنا دوماً |
Büyükbaba, sen doğduğundan beri hep burada yaşadın, biliyorsun. | Open Subtitles | جدي أنت تعرف انك عشت هنا دوماً منذ أن ولدت |
Neden kaçtığını düşünürsen düşün biz hep burada duruyor olacağız! | Open Subtitles | مهما كان المكان الذي ستهرب اليه سنكون هنا دوماً |
Burası harika bir seçim. Öğretmenlik günlerimde hep buraya gelirdim. | Open Subtitles | هذا المكان إختيار رائع، كنتُ آتي إلى هنا دوماً حينما كنتُ أدرس! |
Hep seninle olacağım. | Open Subtitles | سأكون هنا دوماً |
hep burada kalmasının biraz haksızlık olabileceğini düşündüm ve sen de yatıya kalamıyordun bu yüzden onu öldürdüm. | Open Subtitles | حسناً، ظننت أنه من غير العادل أنها تتواجد هنا دوماً و أنت لا تحصل على فرصة للبقاء هنا، لذا .. قمت بقتلها |
Ama ben hep burada yaşadım. | Open Subtitles | و لكني عشت هنا دوماً |
Bütün hayatın hep burada mı geçti? | Open Subtitles | لابد أنك عشت هنا دوماً |
Herkes hep burada zaten. | Open Subtitles | الجميع يكون هنا دوماً |
hep burada olacağım. | Open Subtitles | سوف أكون هنا دوماً |
Ama hep burada olacak ve burada. | Open Subtitles | ولكنها ستظل هنا دوماً وهنا |
Çok iyi yemek yapardı. hep burada yerdim. Değil mi, Ove? | Open Subtitles | كانت تطبخ مثل الشيطان كنت أتناول طعامي هنا (دوماً أليس كذلك (أوفا |
Çünkü ben hep burada olacağım. | Open Subtitles | "لأنني سوف أكون هنا دوماً.. |
Başparmağın hep burada olacak. | Open Subtitles | ضعي الإبهام هنا دوماً... |
Ama hep buraya geliyor. | Open Subtitles | لكنها تأتي إلى هنا دوماً |
Hep seninle olacağım. | Open Subtitles | سأكون هنا دوماً |