"Kızlara ve kadınlara karşı ayrımcılığa karşıyım", deseler de ayrıcalıklı pozisyonlarının tadını çıkarıyorlar. | TED | مع أنهم يقولون أنني ضد التمييز ضد المرأة، هم يستمتعون بمناصب عالية |
Tüm batılı arkadaşlarım, kız arkadaşlarıyla... kapalı kapılar arkasında hayatın tadını çıkarıyorlar. | Open Subtitles | كل أصدقائى الغربيون مع صديقاتهم يستمتعون بالحياة خلف الأبواب المغلقة |
Görünüşe bakılırsa Bay Deniz Aygırı ve ailesi pazar brançlarının tadını çıkarıyorlar. | Open Subtitles | يبدو أن السيد فظ وعائلته يستمتعون بفطورهم |
Birşey için onlara hak vermelisin... hayatın tadını çıkarıyorlar. | Open Subtitles | عليك ان تعطي لهم الفضل في شيء واحد، انهم يتمتعون بالحياة |
İşte oradalar ve şu anda... ..Maui güneşinin tadını çıkarıyorlar... ..topluma olan borçlarını ödediler. | Open Subtitles | هاهم في هذه اللحظة يتمتعون بشمس (ماوي) دينهم للمجتمع قد سدد بأكمله |
İşte oradalar ve şu anda Maui güneşinin tadını çıkarıyorlar topluma olan borçlarını ödediler. | Open Subtitles | هاهم في هذه اللحظة يتمتعون بشمس (ماوي) دينهم للمجتمع قد سدد بأكمله |
Etki balistiği testinde silikon kafa derisi kullanma hakkında bir konferansın tadını çıkarıyorlar. | Open Subtitles | يستمتعون بمحاظرة عن استخدام مشرط السيليكون لفحص مقذوفات عابر |
Şuanda, dondurmalarının tadını çıkarıyorlar. | Open Subtitles | . إنهم يستمتعون بالمثلجات بينما نتحدث |