Bugün yaptığım neredeyse yaptığım şeyi asla yapmayacağıma yemin etmiştim. | Open Subtitles | ما فعلته اليوم ما كدت أقوم به أقسمت ألا أفعله مجدداً يوماً |
Ve "alaycı kuşları öldürmek" in alaycı kuşları öldürmekle ilgili yararsız tavsiyelerinden sonra bir daha okumamaya yemin etmiştim. | Open Subtitles | وقد أقسمت ألا أقرأه ثانيةً بعد قتل الساخر الذي لم يعطني نصيحةً لكيفية قتل الساخرين |
Dinle, bir daha ayakkabımın üstüne kondom giymemi gerektirecek bir işe girmeyeceğim diye yemin etmiştim. - Halâ The Firm'de misin? | Open Subtitles | أقسمت ألا أعود لعمل مضطر أن ألبس فيه واقيات على حذائي |
Hayır, asla çocuk doğurmayacağıma dair yemin ettim! Bebeklerle filan hayatta işim olmaz. | Open Subtitles | لا، أقسمت ألا أنجب أطفال ابداً |
Ailem Sara'nın sağlık harcamalarını karşılıyor endişelenmemesi için her şeyi ayarlıyorlar beni hapisten uzak tutmak için de yargıca rüşvet verdiler karşılığında ben de onu bir daha görmeyeceğime dair yemin ettim. | Open Subtitles | تكفّل والداي بعلاج (سارة) ومصاريفها حتى لا تكون لديها مخاوف، وقدّما رشوة للقاضي لكي يجنّبني الحبس وفي المقابل أقسمت ألا أراها ثانيةً. |
- Senden başka bir şey saklamayacağıma yemin etmiştim. | Open Subtitles | لقد أقسمت ألا أخفي عنك أي شيء أبدًا وإن يكن؟ |
Söylemeyeceğime yemin etmiştim. | Open Subtitles | الجزء الذى أقسمت ألا أقولة لكى السـر ؟ |
Bunun bir daha olmasına asla izin vermeyeceğime yemin etmiştim. | Open Subtitles | . أقسمت ألا أدع ذلك يحدث مُجدداً |
Bunu unutmayacağıma yemin etmiştim. | Open Subtitles | لقد أقسمت ألا أنسى ذلك |
Karışmayacağıma yemin etmiştim. | Open Subtitles | اللعنة ، لقد أقسمت ألا أتدخل |
O seferden sonra bir daha gitmeyeceğime yemin etmiştim. | Open Subtitles | -أعلم لقد أقسمت ألا أذهب بعد تلك المرة |
- Bunu yapmayacağıma dair yemin etmiştim. | Open Subtitles | -لقد أقسمت ألا أفعل هذا. |