| Kamboçya'ya ulaştığımda, sefaletle çevrili bir yerde, tatilde olduğum için huzursuz hissettim ve karşılığında bir şey yapmak istedim. | TED | عندما وصلت إلى كومبوديا، شعرت بعدم الإرتياح كوني في عطلة ومحاطة بكثير من الفقر أردت أن أفعل شيئًا بالمقابل. |
| Dört yıl kadar önce, gerçekten delice bir şey yapmak istedim ve deniz ekolojisi üzerine doktora yapmaya karar verdim. | TED | منذ حوالي 4 سنوات مضت، فكرت أن أفعل شيئًا مجنونًا للغاية وتعهدتُ بإتمام رسالة دكتوراة في علم نظام البيئة البحرية. |
| Sahici bir amaç ile daha büyük bir şey yapmak istedim. | Open Subtitles | أردت أن أفعل شيئًا أكبر بمجال أوسع |
| Bunun hakkında bir şey yapmak istedim, böylece; ''Isı Yok Meydan Okuması'' dediğim şeyi başlattım. Altı ay boyunca, saçımda ısılı saç şekillendirici araçları kullanmaktan sakındım. | TED | كنت أريد أن أفعل شيئًا تجاه ذلك ولذلك بدأت ما سميته "تحدي لا للحرارة،" حيث امتنعت عن استخدام أدوات تنعيم الشعر لمدة 6 أشهر. |