Genellikle yanlıyorum. Sizin durumunuzda da bir istisna yok. | Open Subtitles | وعادةً ما اكون مخطئا وحالتك ليست استثناءا |
Hiçbir cinayet davasında... kefaleti kabul etmem, bugünün de bir istisna olduğunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | لا أسمح بطلبات الكفالة في قضايا القتل واليوم ليس استثناءا |
Ama bu durumda bir istisna yapmak isteyeceksiniz. Çok isterdim, ama yapamam. | Open Subtitles | ـ ولكنك سوف تعطيني استثناءا ـ لا استطيع |
Bu vesileyle, bir istisna yapıp Prens Kipiani ile kadeh kaldırabilirim. | Open Subtitles | هذه المناسبة ستكون استثناءا لذا أستطيع أن أشرب نخب الأمير (كيبياني) |
Hayır, sizden bir istisna... yapmanızı değil işinizi yapmanızı istiyorum. | Open Subtitles | لا أسألك أن تعطيني استثناءا |