Nazırın evinde olacağını söyledi ve seninde hemen oraya gitmeni istiyor. | Open Subtitles | قال أنه سيكون في مقر الحاجب وأنك يجب أن تحضري فورا |
Bu öğrenilirse herkes için nasıl bir utanç olacağını söyledi. | Open Subtitles | قال أنه سيكون إحراجا كبيرًا لو اكتشف أي أحدٍ ذلك |
Şey, Grohmann onun akşam yemeğine burada olacağını söyledi. | Open Subtitles | حسنا جروهمان قال أنه سيكون هنا على العشاء |
Kasiyer tanıdık bir yer olacağını söyledi. | Open Subtitles | .القابض قال أنه سيكون في مكان مألوف لدينا |
Evde olacağını söylemişti. Nerede olabilir acaba? | Open Subtitles | قال أنه سيكون بالمنزل لا أعرف أين يمكن أن يكون |
Saat üç gibi burada olacağını söyledi. Görünen o ki gelmiyor. | Open Subtitles | لقد قال أنه سيكون هنا في الثالثة من الواضح أنه لن يأتي |
Bir de kapakta başka bir kızın fotoğrafını kullanmaktan memnun olacağını söyledi. | Open Subtitles | وقد قال أنه سيكون سعيداً لإستخدام صورة فتاة أخرى. |
Çok uslu olacağını söyledi. Sadece bir kez daha gelmek istiyor. | Open Subtitles | لكنه قال أنه سيكون هادئاً وفي نوبة واحدة |
Çevresinde senin gibi biri olursa çok şanslı olacağını söyledi. | Open Subtitles | لقد قال أنه سيكون محظوظا جدا بالحصول على أحد مثلك في دائرته |
Çevresinde senin gibi biri olursa çok şanslı olacağını söyledi. | Open Subtitles | لقد قال أنه سيكون محظوظا جدا بالحصول على أحد مثلك في دائرته |
Çevresinde senin gibi biri olursa çok şanslı olacağını söyledi. | Open Subtitles | قال أنه سيكون محظوظا بك في دائرته الانتخابية |
15:00'da burada olacağını söyledi. | Open Subtitles | حسناً,لقد قال أنه سيكون هنا فى تمام الساعه الثالثه |
Sarsıntısı var fakat doktor iyi olacağını söyledi. | Open Subtitles | حدث له ارتجاج، ولكن الطبيب قال أنه سيكون بخير |
Hem Janey sorumluluğumdan çıkacak hem de George anneme yardımcı olmaktan memnun olacağını söyledi. | Open Subtitles | و لكن " جورج " قال أنه سيكون سعيداً إذا نزل إلى الملعب للمساعدة فى أمر أمى |
Birgün bir baronet olacağını söyledi. | Open Subtitles | لقد قال أنه سيكون باروناً يوم ما |
Bana yönetimde ana kararlarda sesim olacağını söyledi. | Open Subtitles | قال أنه سيكون لديّ صوت كبير في الادارة |
Parçalarımızdan kapmak için orada olacağını söyledi. | Open Subtitles | نعم، قال أنه سيكون هناك ليجمع الركام |
Saat 5.00 gibi burada olacağını söyledi. | Open Subtitles | قال أنه سيكون هنا بحلول الخامسة |
Telefondaki ses yeni talimatların olacağını söylemişti. | Open Subtitles | الصوت على الهاتف قال أنه سيكون هُناك تعليمات |
Tahminimizden meşhur olacağını söylemişti. | Open Subtitles | قال أنه سيكون أكثر شهرة مما سنعرف |
Rossabi sağ taraftaki en son masada olacağını söylemişti. | Open Subtitles | " روسابي " قال أنه سيكون في آخر طاولة على اليمين |