Bana ulaşmaya çalışıyordu. Sizin geldiğinizi duyunca kaçtı. | Open Subtitles | كانَ يحاول أن الإمساك بي قامَ بالهرب عندما سمعكم قادمون |
Belki de babam başından beri bana bunu söylemeye çalışıyordu. | Open Subtitles | أحياناً أن والدي كانَ يحاول أن يخبرني طوال الوقت |
Seni korumaya çalışıyordu. | Open Subtitles | كانَ يحاول حمايتكِ وإبقاءكِ بأمان |
Sanırım bana bir şey söylemeye çalışıyordu. | Open Subtitles | اظن انهُ كانَ يحاول ان يخبرني شيئاً |
Adam onu öldürmeye çalışıyordu be! | Open Subtitles | ! لقد كانَ يحاول أن يقتُلها ، يا رجُل |
Sanki beni bulmaya çalışıyordu. | Open Subtitles | اظن انهُ كانَ يحاول إيجادي |
Calvin, Jake onu öldürdüğünde bana yardım etmeye çalışıyordu. | Open Subtitles | كالفين) كانَ يحاول مساعدتي) (عندما قتلهُ (جايك |
Bizi korumaya çalışıyordu. | Open Subtitles | لقد كانَ يحاول حمايتنا |
Doug oğluyla arasını düzeltmeye çalışıyordu. | Open Subtitles | دوج) كانَ يحاول إصلاحَ الامورِ معَ إبنهِ) |
Babası kaçırılmış; sanırım bu işin arkasında Aster Şirketi var çünkü Calvin Norburg'e yardım etmeye çalışıyordu. | Open Subtitles | تعرّضَ والدهُ للإختطاف، وأعتقد أنَّ (آستر كوربس) خلفّ ذلك (لأنّهُ كانَ يحاول مساعدة (كالفين نوربورغ |