Bulduğum şeyi kimseye söyleyememek beni öldürüyordu. | Open Subtitles | كان يقتلني , أنني لم أكن قادراً على إخبار أي شخص بما قمت بأكتشافه |
Seni tekrar göreceğimi sanmıyordum ve bu beni öldürüyordu. Sanki aramızda bir bağ varmış gibi. | Open Subtitles | لم أعتقد أني سأراك، ذلك كان يقتلني لأني شعرت أننا تواصلنا |
İşte masamda, gece televizyonun başında kızartma yemek beni öldürüyordu. | Open Subtitles | أجل، الجلوس على المكتب نهاراً، والسهر أمام التلفاز ليلاً وتناول الأطعمة المقلية كان يقتلني |
Sessizlik beni öldürüyordu. | Open Subtitles | الصمت كان يقتلني |
Ama bu beni öldürüyordu Joe da beni öldürmeyecek daha iyi bir şey gösterdi. | Open Subtitles | لكنه كان يقتلني و عرض (جو) لي شيئاً أفضل من أن لن يقتلني |
Bunu sana söyleyememek beni öldürüyordu. | Open Subtitles | كان يقتلني ان لا اخبرك |