Seni striptiz kulübünden çıkardığım için özür dileyeceğimi sanıyorsan, yanılıyorsun. | Open Subtitles | إن كنت تظن أنني سأعتذر بشأن ما حدث بملهى العراة، فأنت مخطيء |
Eğer o anahtarı almak için bağırsaklarını deşmeyeceğimi sanıyorsan, büyük sürprize hazırlansan iyi olur. | Open Subtitles | إن كنت تظن أنني لست مستعداً لإخراج أحشاءك لأجل هذا المفتاح فإن بانتظارك مفاجأة كبيرة |
Ama ben buraya geldiğim günden beri bana yaptığın pisliklerden dolayı bir nedenim olmadığını sanıyorsan bir daha düşün. | Open Subtitles | لكن إن كنت تظن أنني لا أملك أي شيء لرفع قضية عليك لكل ما فعلته بي .عندما كنت هنا فكر مجدداً |
Baştan beri suçlu olduğumu düşünüyordun, değil mi? | Open Subtitles | كنت تظن أنني مذنبة طوال الوقت، صحيح؟ |
O zaman da çok yaşlı olduğumu düşünüyordun. | Open Subtitles | كنت تظن أنني عجوز حينها أيضاً |
Böyle bir salondan beni çıkarırsanız, hata edersiniz. | Open Subtitles | إن كنت تظن أنني لن أدخل هنا، فأنت مخطأ. |
Böyle bir salondan beni çıkarırsanız, hata edersiniz. | Open Subtitles | إن كنت تظن أنني لن أدخل هنا، فأنت مخطأ. |
Zaten yaptım, altımı değiştirmene izin vereceğimi sanıyorsan... | Open Subtitles | لقد إستعملتها وإن كنت تظن أنني سأدعك تغير حفاظتي |
Gök Kubbe'yi bulmana yardım edeceğimi sanıyorsan yanılıyorsun. | Open Subtitles | إن كنت تظن أنني سأساعدك بأن تجد القبة السماوية |
Eğer benim için diğerleri kadar değerli olmadığından sana veda etmediğimi sanıyorsan yanılıyorsun. | Open Subtitles | حسناً... إن كنت تظن أنني لم أفكر فيك لأنك لا تعنيني كأي شخص آخر أنت مخطئ... |
Eğer burada oturup masum bir adamı kamçılamana izin vereceğimi sanıyorsan şiddetle yanılıyorsun demektir. | Open Subtitles | إن كنت تظن أنني سأسمح له بجلد رجل بريء... فأنت مخطئ |
Oğlunun yazıp yazmadığı belli olmayan mektupları aramak için yaşlı bir kadıncağızın evini aramamızı sağlayacak belgelerle ya da bunun gibi angaryalarla uğraşacağımı sanıyorsan Esposito fena halde yanılıyorsun. | Open Subtitles | إن كنت تظن أنني سوف أحرج نفسي "مع زميلي في "شيفيلكوي حتى تدخل منزل امرأة عجوز لتبحث عن بعض الرسائل التي تظن أنه كتبها و.. |