Çünkü ona harcadığım saatler onu rahat hissettirmek için yaptığım şeyler hakkında hiç bir fikri yok. | Open Subtitles | لأن ليس عندها فكرة عن الساعات التي امضيتها والأشياء التي فعلتها لأجعله يشعر بالراحه |
Ona daha iyi hissettirmek için burada değilim, ve seni de daha iyi hissettirmek için burada değilim Tom. | Open Subtitles | لستُ هُنا لأجعله يشعر بتحسن (ولستُ هُنا لجعلك تشعر أنت أيضاً بتحسن يا (توم |
Ona daha iyi hissettirmek için burada değilim, ve seni de daha iyi hissettirmek için burada değilim Tom. | Open Subtitles | لستُ هُنا لأجعله يشعر بتحسن (ولستُ هُنا لجعلك تشعر أنت أيضاً بتحسن يا (توم |
İyi hissetmek için bana ihtiyacı olan birinde seksi bir şeyler görüyorum. | Open Subtitles | هنالك شئ مثير حول الرجل الذى يحتاجنى لأجعله يشعر على نحو افضل |
iyi hissetmek için bana ihtiyaci olan birinde seksi bir seyler görüyorum. | Open Subtitles | هنالك شئ مثير حول الرجل الذى يحتاجنى لأجعله يشعر على نحو افضل |