Bana doğruyu söyletebilmek için kullanacağın tek şey oydu. | Open Subtitles | لقد كانت الطريقة الوحيدة لإرغامي أن أخبرك بالحقيقة. |
Bana doğruyu söyletebilmek için kullanacağın tek şey oydu. | Open Subtitles | لقد كانت الطريقة الوحيدة لإرغامي أن أخبرك بالحقيقة. |
- Hislerim hakkında beni konuşturduğun için. Bundan nefret ettiğimi biliyorsun. | Open Subtitles | لإرغامي بالتحدث حول مشاعري أنت تعلم كم أكره هذا |
Rolü kimin aldığını biliyor muyuz? Hayır. Beni okutmak için bunu kullanıyorlardır. | Open Subtitles | هل نعرف الممثل الاخر ؟ هذة طريقتهم لإرغامي على القراءة |
Hayır. Beni dairemden çıkartmak için yapabileceğin bir şey yok. | Open Subtitles | كلاّ، ولا يُوجد ما يُمكنك القيام به لإرغامي على مُغادرة شُقتي. |
Beni Kara Peri'yi öldürmeye zorlamak için... Kanca'yı pazarlık kozu olarak kullanıyor. | Open Subtitles | وهو يستعمله كورقة مساومة لإرغامي على مساعدته لقتل الحوريّة السوداء |
Dr. Townshend prosedürü bana yaptırdığı için daha berbat hissediyordur. | Open Subtitles | لكن دكتور ( تاونزهند ) يشعل بالذنب أكثر لإرغامي على إجراء العملية |
O video Ra's'a meydan okumam için bir blöftü. | Open Subtitles | تصوير ذلك الفديو كان خدعة لإرغامي على تحدّي (رأس). |