Anladım, beni sinir etmek için karşıma çıkıp duruyorsun. | Open Subtitles | تراءى لي أنّك ستواصلين الظهور لإزعاجي. |
Sadece beni sinir etmek için oradaydı. | Open Subtitles | إنه هناك لإزعاجي فقط |
Beni sinirlendirmek için mi bunu yaptın? | Open Subtitles | أنت ، هل فعلت ذلك متعمداً لإزعاجي ؟ |
Sadece beni sinirlendirmek için zaman öldürüyor. | Open Subtitles | انه يتسكع فقط لإزعاجي |
Sadece beni sinirlendirmek için zaman öldürüyor. | Open Subtitles | انه يتسكع فقط لإزعاجي |
Siz işinizde rahatsız ettiğim için kusura bakmayın ama keder terapinizi tamamladıktan sonra daha büyük bir görevim olduğunu anladım. | Open Subtitles | ،آسفة لإزعاجي إياكم في العمل ،ولكن بعد تلك الجلسة العلاجية ادركت أن لديّ مهمة أكبر |
Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. rahatsız ettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | شكراً لكِ على وقتكِ ومعذرة لإزعاجي لكِ |
Noel'de rahatsız ettiğim için özür dilerim. | Open Subtitles | -أجل . -اعذرني لإزعاجي لك خلال عيد الميلاد |
Pazar günü rahatsız ettiğim için özür dilerim ama... - ...acaba Andy evde mi? | Open Subtitles | متأسف لإزعاجي لكم يوم أحد، لكنني كنت أتساءل عما إذا كان (آندي) موجودا |