Ayak uydurması güç bir hayat denemekten bıktığı için onu suçlayamam. | Open Subtitles | إنها حياة صعبة للمضيّ معها لا أستطيع لومها في تعبها من المحاولة |
Sanırım nasıl öleceğini belirlemek istemesi konusunda onu suçlayamam. | Open Subtitles | أعتقد أنني لا أستطيع لومها على رغبتها في إختيار وسيلة موتها |
Yine de yaptığı şey yüzünden onu suçlayamam. | Open Subtitles | ومع ذلك ، لا أستطيع لومها على ما فعلت |
Terk ettiği için onu suçlayamam ama Jordan'ı bırakması utanç verici. | Open Subtitles | لا أستطيع لومها على تركه لكنه عار تركها ل(جوردن)خلفها |
Sanırım onu suçlayamam. | Open Subtitles | أعني، أظنني لا أستطيع لومها. |
Yine de yaptıkları için onu suçlayamam. | Open Subtitles | لا أستطيع لومها في مافعلت |
onu suçlayamam. | Open Subtitles | لا أستطيع لومها |
onu suçlayamam. | Open Subtitles | لا أستطيع لومها |