Sana özel giysiler seçmemde yanlış bir şey yok. | Open Subtitles | لا شيء خاطئ بي وَضْع سويّة الأزياءِ الخاصّةِ. |
Kendi işini kurmakta yanlış bir şey yok. | Open Subtitles | لا شيء خاطئ حول إدارة عملك الخاص |
Bunda yanlış bir şey yok. | Open Subtitles | لا شيء خاطئ بهذا |
İletişim kanalını açık tutmanın zararı olmaz ki. | Open Subtitles | لا شيء خاطئ مَع إبْقاء خطوطِ الإتصال تَفْتحُ. |
Sizin tarzınız değil ama beyazları kapatmanın bir zararı olmaz. | Open Subtitles | لكن هناك لا شيء خاطئ بتَغْطية التي الرماديةِ. |
Şimdilik tek söyleyebileceğim, tıbbi olarak hiçbir sorunu yok. | Open Subtitles | بقدر ما أنا يمكن أن أخبر، هناك لا شيء خاطئ طبيا معها. |
Onun hiçbir sorunu yok. Hem de hiç. | Open Subtitles | لا شيء خاطئ مع ذلك الرجل. |
yanlış bir şey yok. | Open Subtitles | لا شيء خاطئ اليس كذلك؟ |
Bunda yanlış bir şey yok. | Open Subtitles | هناك لا شيء خاطئ بذلك. |
yanlış bir şey yok, güzel. | Open Subtitles | لا شيء خاطئ كل شيء بخير |
Bunda yanlış bir şey yok, Morton. Bunda yanlış bir şey yok. | Open Subtitles | ( لا شيء خاطئ بشأن هذا , ( مورتون لا شيء خاطئ بشأن هذا |
Bunda yanlış bir şey yok, Morton. Bunda yanlış bir şey yok. | Open Subtitles | ( لا شيء خاطئ بشأن هذا , ( مورتون لا شيء خاطئ بشأن هذا |
Devrilmekte yanlış bir şey yok. | Open Subtitles | لا شيء خاطئ بالسقوط. |
Biraz rekabetin kimseye zararı olmaz. | Open Subtitles | لا شيء خاطئ بقليل من المنافسة الصحية |
Fazladan bir yararın zararı olmaz. | Open Subtitles | لا شيء خاطئ مع جانب الأرباح |