Paramount'tan gelen telefonların nedenini öğrendim. | Open Subtitles | لقد إكتشفت سبب كل تلك المكالمات الهاتفية من باراماونت. |
Hatta, hamile olduğumu bile yeni öğrendim, hiçbir fikrim yoktu. | Open Subtitles | فى الواقع ، لقد إكتشفت لتوى أننى حامل ، و لم أملك الدليل |
Daha demin birşey öğrendim senin kapıya bir delik açmandan bir an önce hamileyim. | Open Subtitles | لقد إكتشفت حالا وبدقيقة تسبق تسببك فى تلك الفجوة في الباب ـ بأنني حامل ـ ماذا تقولين ؟ |
Fiyat Avcıları Deposu adında bir yer keşfettim. Toptan alışveriş yapmak gerekiyor. | Open Subtitles | لقد إكتشفت لتوي مكاناً يسمونه مستودع أسعار المغفلين |
Başka bir gizli görevdeki polisi buldu ve başından vurdu. | Open Subtitles | لقد إكتشفت شرطي آخر متخفي وقتلته بالرصاص |
Zamanında sebebi ya da ihtiyacı önemsenmeyen pek çok adamın, istekli olmadığını anladım. | Open Subtitles | لقد إكتشفت ذلك مبكراً أن معظم الرجال بقض النظر عن السبب أو الحاجة |
Yakınlarda kocasının ilişki yaşadığı bir öğrenciyi öldürdüğünü öğrendi. | Open Subtitles | لقد إكتشفت للتو أن زوجها قتل طالبة والتي كان يقيم علاقة غرامية معها |
Epps'in verdiği hediyenin tarif olduğunu anladı. | Open Subtitles | إنها مصرة على مساعدتي, وهو أمر سيفيدنا لقد إكتشفت أن الهدية التي أعطانا لها إيبز |
Yanlışlık yapmadınız, bir şeyin farkına vardınız. | Open Subtitles | لم تقـم بأي خطـأ, لقد إكتشفت شيئـاً. |
Şu yardımseverlik işlerinden yapıyorum. | Open Subtitles | لقد إكتشفت ذلك الآن |
Gittiği gün, hamile olduğumu öğrendim. | Open Subtitles | لقد إكتشفت بأنني حامل في اليوم الذي إختفي فيه |
Örneğin bacaklarını yıkarken zaman tasarrufu yapmak için kullandığı tekniği. Yeni öğrendim ki, | Open Subtitles | لقد إكتشفت للتو أن ناشري مملوك لتكتل شرير ضخم |
Harry'nin bir kız arkadaşı olduğunu öğrendim ve ben umursamamaya çalışıyorum, ama bir türlü yapamıyorum, beni çok etkiliyor. | Open Subtitles | لقد إكتشفت أن هاري لديه صديقة وأعلم أنه علي أن لا أهتم ولكنني أهتم, وحقيقة أنني أهتم |
Büyük aile sırrımın ölü anneannemle bir ilgisi olduğunu öğrendim. | Open Subtitles | لقد إكتشفت أن سر عائلتي الكبير لديه علاقة بجدتي الميتة حقاً؟ |
Artık bunu öğrendim, sevdiğin kişiyle birlikte ol. | Open Subtitles | لقد إكتشفت الآن معنى أن تكون برفقة شخص تحبه |
Az önce içerideki kurye üzerinde hiçbir iltimasımın olmadığını öğrendim. | Open Subtitles | لقد إكتشفت بالطريقة الصعبة أننا لا نملك نفوذا على الساعية الموجودة في الداخل. |
Sadece dilimi kullanarak bütün dişlerimi sayabildiğimi keşfettim. | Open Subtitles | وماذا عن يومك؟ لقد إكتشفت أَنى قادر على أن أعد كل أسناني باستخدام لسانى فقط. |
Aynasızlar ve takma isimleri hakkında çok ilginç bir şey keşfettim. | Open Subtitles | لقد إكتشفت شيئا مثيرا للإهتمام عن الشرطة والألقاب |
Eleman dosyalarına göz gezdirirken bir şey keşfettim. | Open Subtitles | لقد إكتشفت شيئاً عند مراجعتي لطلبات التوظيف. |
Hâlâ... İçeri girmenin bir yolunu buldu, çıkmanın da bir yolunu bulacaktır. | Open Subtitles | لقد إكتشفت طريق للدخول وستكتشف طريق للخروج |
Eğer beraber olursak, buradan canlı gitme şansımız olduğunu anladım. | Open Subtitles | لقد إكتشفت أننا لو ذهبنا معا ففرصتنا أكبر في الخروج من هناك علي قيد الحياة |
En iyi arkadaşının öldürüldüğünü daha yeni öğrendi. | Open Subtitles | لقد إكتشفت للتو أن صديقتها المفضلة قد قتلت |
Kız teröristlere yardım ettiğini daha yeni anladı | Open Subtitles | لقد إكتشفت الفتاة انها ساعدت إرهابي في صنع قنبلة |
Yanlışlık yapmadınız, bir şeyin farkına vardınız. | Open Subtitles | لم تقـم بأي خطـأ, لقد إكتشفت شيئـاً. |
Şu yardımseverlik işlerinden yapıyorum. | Open Subtitles | لقد إكتشفت ذلك الآن |