"لن أتركه" - Translation from Arabic to Turkish

    • izin vermeyeceğim
        
    • Onu terk etmeyeceğim
        
    • izin vermem
        
    • izin veremem
        
    • bırakacak değilim
        
    • elimden kurtulamaz
        
    • Onu bırakmayacağım
        
    • gitmesine izin
        
    Beni uyurken bırakıp gitmesine izin vermeyeceğim. Open Subtitles لن أتركه يجعلني أنام. ليس أي ساحر ينوم مغناطيسياً.
    Hayır, hiçkimsenin gitmesine izin vermeyeceğim. Richmond'taki bu insanlar... Open Subtitles كلا ، لن أتركه يذهب اللعنة. " هؤلاءالناسِفي" ريتشموند.
    Bana ihtiyacı varken Onu terk etmeyeceğim. Open Subtitles لن أتركه الآن بينما يحتاجني
    o beni gölgelerin olduğu ağaçların yanına götürmek istiyor, ancak izin vermem. Open Subtitles يريد سحبي إلى الغابة حيث الظلال في كل مكان، لكني لن أتركه.
    O heriften bir ömür kaçtım, beni şimdi yakalamasına izin veremem. Open Subtitles لقد أمضيتُ عمراً هارباً مِنْ ذاك الرجل، و لن أتركه يمسكني
    Birkaç yabancıyla konuşmak için onu evde tek bırakacak değilim. Open Subtitles لن أتركه في المنزل لوحده حتى آتي للتحدّث مع مجموعة من الغرباء
    Ve telefonda Savunma Bakanı sekreteri Bakshi'ye, elimden kurtulamaz, dedi. Open Subtitles و اتصل علي وزير الدفاع وقال له " لن أتركه
    Onu bırakmayacağım. Yardım edebilirim. Open Subtitles لا , أنا لن أتركه , أستطيع المساعدة
    Güçlerim olsun ya da olmasın, bana bunu yapmasına izin vermeyeceğim. Open Subtitles قوى أو بدون قوى، لن أتركه يفعل هذا بي.
    Parmaklarındaki kanamadan ölmesine izin vermeyeceğim. Open Subtitles أنا لن أتركه ينزف من أصابع قدميه
    O serseri için onun da düşmesine izin vermeyeceğim. Open Subtitles لن أتركه يتحمل المسؤليّة عن هذا الأحمق.
    Hiçbirinize zarar vermesine izin vermeyeceğim. Open Subtitles لن أتركه يؤذيك أو يؤذي أياً منكم
    İkimizde bunu geçmişte bırakana kadar Onu terk etmeyeceğim. Open Subtitles لن أتركه حتى نضع ذلك خلفنا
    Kira-- Ben yapamam. Onu terk etmeyeceğim. Open Subtitles إننى لن أتركه
    Onu terk etmeyeceğim. Open Subtitles لن أتركه
    Her neyse, seni yakalamasına izin vermem. Open Subtitles حسناً, مهما كان لن أتركه ينال منك.
    İz kalmasına izin veremem. Gittiğimiz hastaneye yine git. Beni giderken ararsın. Open Subtitles لن أتركه تصبح ندبة , تعالي الى المستشفى الذي ذهبنا اليه من قبل , واتصلي بي
    Onu Rosalyn'le bırakacak değilim. Kadın dengesiz! Seni kullanıyor. Open Subtitles ـ لن أتركه مع (روزلين)، إنها طائشة ـ إنها تتلاعب بك
    Eğer o serserinin ölümünle bir alakası varsa elimden kurtulamaz. Open Subtitles ... لو أن هذا الوغد كانت له أي علاقة بموتك لن أتركه وشأنه
    O iyi biri, Onu bırakmayacağım. Open Subtitles إنه طيب لن أتركه

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more