Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar. | TED | سيكبرون متعودين على وجوههم ، يظنون انهم مميزون. |
Buradakiler senin sürekli sözünü ettiklerine pek alışkın değiller. | Open Subtitles | الأولاد هنا , غير متعودين على المفاهيم التي آنت تنحني حولها |
Buradakiler senin sürekli sözünü ettiklerine pek alışkın değiller. | Open Subtitles | الأولاد هنا, غير متعودين على المفاهيم التي آنت تنحني حولها |
Herhangi bir halk hizmetini geri çevirmeye alışkın olmadığımdan, şöhretim için ne kadar tehlikeli ya da yeteneklerimle ne kadar orantısız olsa da bu kez farklı bir tavır takınmak yanlış olurdu. | Open Subtitles | غير متعودين على رفض أي خدمة حكومية .. معذلكإنهاخطرعلىسمعتياو. |
Biz böylesine bir hırs ve ilgiye alışkın değiliz. | Open Subtitles | لكن يجب أن تبقي الفريق يعود الأمر لسرعة. نحن غير متعودين على وكيل... |
Küçükler alışkın değil. | Open Subtitles | "لكن الصغار ليسوا متعودين على ذلك" |