Ve bu, bazı şeyler vardır ki insanlar için kolay ama bilgisayarlar için gerçekten de zordur fikrine dayanıyor. | TED | وهي قائمة على افتراض أساسي بأن هناك أشياء معينة سهلة على الأشخاص، وصعبة حقا على الحواسيب. |
İnsanlarla konuşamayacağın bazı şeyler vardır. | Open Subtitles | هناك أشياء لا يمكنك أن تقنعي الناس بالعدول عنها |
Bir Duke'e başka bir Duke hakkında söylemeyeceğiniz bazı şeyler vardır. | Open Subtitles | هناك بعض الأشياء لا ينبغي أن تقولها لدوق حول دوق آخر |
Bu hayatta gerçekten sevdiğim bazı şeyler vardır, ve fikrimi kimse değiştiremez. | Open Subtitles | هنالك بعض الأشياء المُعيّنة في هاته الحياة و الّتي أحبّها حقّاً و لا أحدَ باستطاعته تغيير ذلك |
Ama ne kadar hızlı olursanız olun kaçamayacağınız bazı şeyler vardır. | Open Subtitles | ، أو لشخص ما" "لا يهم مدى سرعتك لأن هناك أمور لا يُمكنك التغلب عليها" |
Bence gizli tutulmaya uygun bazı şeyler vardır. | Open Subtitles | اعتقد ان هناك بعض الامور متاسقة بشكل فريد لكي نحتفظ بها لأنفسنا |
Erkeklerin kontrol edemeyeceği bazı şeyler vardır, Lois. Genetik bu! Kadınlara bayılıyoruz işte. | Open Subtitles | هناك أشياء لا يمكن للفتيان التحكم بها, إنها وراثية الفتيات يسببون الإغماء |
Sen bir çocuksun, büyüklerin dünyasını anlayamazsın. bazı şeyler vardır kaçınılmaz bazı şeyler... | Open Subtitles | أنتم أطفال, أنت لا تفهم العالم، هناك أشياء .. |
Ama sadece bir kız arkadaşın bileceği bazı şeyler vardır. | Open Subtitles | ولكن هناك أشياء معينة فقط الصديقة تعرفها |
Sevgili Fisher, hayatta bazı şeyler vardır, fazla burnunu sokmaya gelmez. | Open Subtitles | هناك أشياء يا عزيزى لا تحتمل النظر لها |
"Asla bilmek istemediği bazı şeyler vardır." | Open Subtitles | هناك أشياء أُفضل عدم" "معرفتها على الإطلاق |
"Hiçbir zaman bilemeyeceğim bazı şeyler vardır." | Open Subtitles | هناك أشياء أُفضل عدم" "معرفتها على الإطلاق |
Hepimizin ihtiyaç duyduğu bazı şeyler vardır. | TED | هناك بعض الأشياء التي تمثل حوجة مشتركة لنا جميعاً. |
Yer ve zaman gözetilmeksizin değişmeyen bazı şeyler vardır. | TED | بغض النظر عن الوقت والمكان، هناك بعض الأشياء تبقى ثابتة. |
Yüzünü bile hatırlamıyorum. ama unutmaması gereken bazı şeyler vardır. | Open Subtitles | . أنا لا أتذكر وجهَها حتى الأنسان يبقى حياً بنِسيان ذكرياته . لكن هناك بعض الأشياء لا تنسـى |
Metreslerin bile yapamadığı bazı şeyler vardır. | Open Subtitles | كما تعلمين، هنالك بعض الأشياء لا يمكنها العشيقات القيام بهن |
Belki de uğrunda savaşılmaya değer bazı şeyler vardır. | Open Subtitles | ربما هنالك بعض الأشياء تستحق القتال لأجلها. |
Ölümden daha kötü bazı şeyler vardır. | Open Subtitles | هناك أمور أسوأ من الموت |
Peter, Peter, bazı şeyler vardır ki dümeni toplayamazsın. | Open Subtitles | بيتر) ، (بيتر) ، هناك أمور محددة) . لايمكنك أن تتعافى منها |
..bazı şeyler vardır.. | Open Subtitles | ...لكن هناك أمور |
Ama bazı şeyler vardır ki onlardan kaçamazsınız. | Open Subtitles | ولكن هناك بعض الامور لا يمكنك نسيانها |
bazı şeyler vardır kontrol etmek istemeyiz. | Open Subtitles | هناك بعض الامور |