O benim sadece iş ortağım değil, Çocukluk arkadaşım da. | Open Subtitles | هو ليس شريك عملي فقط ، هو أيضا صديق طفولتي |
Genç bir Çocukluk arkadaşım ve oğlu ölmek üzreler. | Open Subtitles | صديق طفولتي الشاب و ابنه ماتا بسبب مرضٍ ما |
O benim Çocukluk arkadaşım | Open Subtitles | صديق طفولتي تارابابو هو فخر تشامبا |
Çocukluk arkadaşım olmasaydı hayır derdim. | Open Subtitles | لكنت سأقول لا لو لم يكن صديق طفولتي |
- Bilmiyorum. Çocukluk arkadaşım Patrick cinayet ile suçlanıyor. | Open Subtitles | صديق طفولتي باتريك يواجه محاكمة قتل |
Rahul'la tanış, o benim Çocukluk arkadaşım. | Open Subtitles | راهول، صديق طفولتي |
Çocukluk arkadaşım. | Open Subtitles | صديق طفولتي |
Şu an söyleyeceklerim Çocukluk arkadaşım Ah Hu'yadır. | Open Subtitles | إنه عن صديق طفولتي (هو) |
Çocukluk arkadaşım. | Open Subtitles | صديق طفولتي |