Evet, efendim taşındım fakat annemin cenazesi için geri döndüm. | Open Subtitles | نعم, بالفعل لكني أتيت لأجل جنازة أُمي. |
Burada, New York'ta Başkan Yardımcısı Maxwell Oates'in cenazesi için hazırlıklar sürerken güvenlik önlemleri artırıldı. | Open Subtitles | وهنّا بمدينة "نيويورك"، الأمن مشغول بعمل التجهيزات في خلال الليل، لأجل جنازة نائب الرئيس، (ماكسويل أوتز). |
Amcamın cenazesi için. | Open Subtitles | (لأجل جنازة عمتي (ستو. |
Merhaba, bir cenaze için çiçek sipariş etmek istiyorum. | Open Subtitles | مرحباً. أتصل لطلب زهور لأجل جنازة. |
Merhaba, bir cenaze için çiçek sipariş etmek istiyorum. | Open Subtitles | مرحباً. أتصل لأطلب زهور لأجل جنازة. |
Oraya bir cenaze için gittim. | Open Subtitles | انا هنا لأجل جنازة |