Çocukların geleceği için bir an önce karar vermelisiniz. | Open Subtitles | لأجل مستقبل الأبناء يجب أن تقرروا بأسرع ما يمكن |
Tanrı'nın ulusunun geleceği için bir köylünün hayatı. | Open Subtitles | حياة ريفى واحد لأجل مستقبل شعب الله. |
Bu eyaletin geleceği için mücadelede bulunacağım. | Open Subtitles | وسأقاتل لأجل مستقبل هذا الولاية |
Ama hayatımı küçük bir kasabada belirsiz bir gelecek için sürdüremem. | Open Subtitles | لكني لا استطيع تعطيل حياتي لأجل مستقبل غامض في بلدة صغيرة |
Birtakım hayali gelecek için isteklerini sürekli bir kenara kaldıramıyorsun. | Open Subtitles | لا يمكنكِ تجاهل ما تريدينه طوال الوقت لأجل مستقبل وهمي |
Daha iyi bir gelecek için senin mesajını yaymayı. | Open Subtitles | في نشر رسالتك لأجل مستقبل أفضل. |
2008 yılında bir Google çalışanı olan Sundar Pichai bir hedef seçti, web uygulamalarının geleceği için yeni nesil müşteri platformu oluşturmak. Bir başka deyişle, en iyi tarayıcıyı yaratmak. | TED | في 2008، وضع "ساندر بيتشاي،" مستخدم جوجل، هدفًا، وهو أن يبني منصة عملاء الجيل القادم لأجل مستقبل تطبيقات الويب. بمعنى آخر، بناء أفضل متصفح. |
Rusya'nın geleceği için yaptım. | Open Subtitles | بل كان لأجل مستقبل (روسيا) |