Onu besleyebilmek için mesai yaptım. | Open Subtitles | أضطررت أن أعمل لساعات أضافية فقط لأطعمها |
Onu besleyebilmek için mesai yaptım. | Open Subtitles | أضطررت أن أعمل لساعات أضافية فقط لأطعمها |
Beslemem gereken boğazlarım var. Artı ailem var. Onların da her birinin boğazları var. | Open Subtitles | لدي افواه لأطعمها لدي عائلة ايضاً |
Beslemem gereken bir kızım ve yaşlanan bir annem var. | Open Subtitles | لدي طفلة لأطعمها و أم تشيخ |
Ne yapacağımı bilmiyorum. Ailenin karnını doyurmalıyım. | Open Subtitles | حسناً ، لا أعرف ما أفعل ، لدىّ عائلة لأطعمها |
Ne yapacağımı bilmiyorum. Ailenin karnını doyurmalıyım. | Open Subtitles | حسناً ، لا أعرف ما أفعل ، لدىّ عائلة لأطعمها |
Bu gazeteler için iyi, fakat bakmam gereken bir ailem var. | Open Subtitles | ان هذا كلام جيد للجرائد و لكن لدى عائلة لأطعمها |
Beslemem gereken bir kedi olabilir şu an. | Open Subtitles | قد تظل لدي قطة لأطعمها. |
Ve bu seyahat için %50 daha fazla ödedi. Bildiğin gibi dostum, bakmam gereken bir ailem var. | Open Subtitles | وأحصل على أجر مضاعف عندما أسافر، كما تعلم يا صديقي لديّ عائلة لأطعمها |
Yapma. Oraya gitme. bakmam gereken bir ailem var. | Open Subtitles | بحقك، لا تأخذنا لهذا اسمع، لدي عائلة لأطعمها |