Bir evliliğin daha yıkılmasına dâhil olduğuma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني متورطة بإنفصال زوجين أخرين ماذا ؟ |
- 41 yaşında olduğuma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني في الحادية والاربعين |
Bir evliliğin daha yıkılmasına dâhil olduğuma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني متورطة بإنفصال زوجين أخرين |
Öyle sakar olduğuma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني كنت لهذه الدرجة من الحماقة |
Geçen gün paranı vermeden gitmene izin verdiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني سمحت لكِ بالمغادرة ذلك اليوم دون أن أدفع لكِ |
Bunu şu an görenin tek ben olduğuma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني الوحيد الذي يرى هذا الآن. |
Tekrar tuvalet kağıdına geri dönmek zorunda olduğuma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني سأعود إلى المناديل الورقية |
Sizinle aynı asansörde olduğuma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني في المصعد معك |
Dana Fairbanks'la yatmak üzere olduğuma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني على وشك مضاجعة (دينا فيربانكس) |
Bu kadar aptal olduğuma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني كنت غبياً جداً |
Metresin dolabında olduğuma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني بخزانة العشيقة |
Burada seninle olduğuma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني هنا معك |
Beni bu işe sokmana izin verdiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني سمحت لكِ بأقناعي بذلك |
Beni bunun için La Jolla'ya getirmene izin verdiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأني سمحت لك بأن تأخذيني إلى (لاهويا) من أجل هذا |