Orada Bir süre, kafası üstünde durup sızmak zorunda kalmıştı. | Open Subtitles | و لفترة, كان عليه أن يقف على رأسه حتى يتبول |
Bir süre için, pazarları gelirdi. | Open Subtitles | لفترة كان يأتي في أيام الأحد ونذهب لمشاهدة الأفلام |
Bir süre Jensen ile çıkmıştı. Aptal bir sakalı vardı. | Open Subtitles | أتعلم لقد واعدت "جنسن" لفترة كان لديه هذة الذقن الجنونية |
Bir süre kaybolmuş özel bir memur vardı. | Open Subtitles | كان هُناك ضابط لفترة كان في عِداد المفقودين |
Belli Bir süre için, benim için bir aileye en yakın şeydi. | Open Subtitles | لفترة كان اقرب شيء حصلت عليك كعائله |
Bir süre iyiydim, "kaza olduğunu unutmam gerektiğini" düşündüm. | Open Subtitles | لفترة كان الأمر عاديًا ،أو هكذا فكرت: "كان حادثًا،إنسى الأمر" ، ولكن |
Bir süre herkes mutludur. | Open Subtitles | لفترة كان الجميع سعداء |