| Tarz olsun diye değil rahat olsun diye alışveriş yapıyorum. | Open Subtitles | انا لا أتسوّق الملابس الأنيقة ولكن الملابس المريحة |
| Kız arkadaşlarımla alışveriş merkezindeyken öğrendim çünkü biliyorsun, artık hayatım oralarda. | Open Subtitles | لقد سمعتها بالمركز التجاريّ عندما كنت أتسوّق مع صديقاتي لأنه |
| Yaşlı kadınlar dükkanlarında alışveriş yapmak istemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أريد أن أتسوّق في مركز التسوق للسيدات الكبار في العمر. |
| Gerçek bir dost gibi beni alışverişe götüreceğine, tatlı arkaya kalanları mı kakalıyorsun bana? | Open Subtitles | أنت تعطيني بعض البقايا المتعرّقة بدلا من أن تأخذيني أتسوّق كصديقة حقيقية؟ |
| Benimle alışverişe çıkacağına terli eskilerini mi veriyorsun? | Open Subtitles | أنت تعطيني بعض البقايا المتعرّقة بدلا من أن تأخذيني أتسوّق كصديقة حقيقية؟ |
| alışveriş yaparken yanımda beklemeni ya da arkadaşlarımla tanışmanı istemiyorum. | Open Subtitles | و انا لا أريدك أن تجلس على الأريكة بينما أنا أتسوّق أو حتى مقابلة أصدقائي. |
| Çünkü alışveriş yaptığım yerde aldığın her kıyafet için Tayland'da bir çocuğa 1 kuruş veriliyor. | Open Subtitles | لأن مكان الذي أتسوّق فيه لكلّ قطعة لباس تشتريها تعطي فلسا واحد لطفل في تايلاند |
| Yemek için alışveriş yapıyorum. | Open Subtitles | إنه حول اللّيلة أنا أتسوّق للعشاءِ |
| Dinle, internette yerçekimi araştırması yapmam alışveriş yaparım. | Open Subtitles | حسنا، لا أقوم ببحث عن الجاذبية على الإنترنت أنا أتسوّق - هذا جدّي - |
| İlk dediğini yapayım. Biraz alışveriş yaparım belki. | Open Subtitles | سأتولّى الرقابة، ربّما أتسوّق قليلًا. |
| Hiç bir yere. Buradayım. alışveriş yapıyorum. | Open Subtitles | لم أذهب لأي مكان، أنا هنا، أنا أتسوّق. |
| Ve moralim bozulduğunda ne yaptığımı biliyorsun.. alışveriş. | Open Subtitles | وأتعرف ماذا أفعل عندما أنزعج؟ أتسوّق! |
| Ve moralim bozulduğunda ne yaptığımı biliyorsun.. alışveriş. | Open Subtitles | وأتعرف ماذا أفعل عندما أنزعج؟ أتسوّق! |
| Düğün için alışveriş yapmamı istiyor. | Open Subtitles | تريدني أن أتسوّق للزفاف |
| Ben alışveriş yaparken oradaydın. | Open Subtitles | كنت هناك عندما كنت أتسوّق |
| alışveriş yapıyorum. | Open Subtitles | أتسوّق. |
| Birkaç ay önce gelinlik alışverişindeyken şimdiyse 27 metrelik politen bez için alışverişe çıkıyorum. | Open Subtitles | قبل بضعة أشهر، كنتُ أتسوّق لشراء ثوب زفاف وأنا أتسوّق اليوم لشراء 30 ياردة من ورق البولي إيثيلين |
| alışverişe çıkmıştım, ve ben... | Open Subtitles | .. كنت بالخارج أتسوّق .. ثمًَّ |
| Birkaç ay önce gelinlik alışverişindeyken şimdiyse 27 metrelik politen bez için alışverişe çıkıyorum. | Open Subtitles | قبل بضعة أشهر، كنتُ أتسوّق لشراء ثوب زفاف وأنا أتسوّق اليوم لشراء 30 ياردة من ورق البولي إيثيلين الأمر جنونيّ، أليس كذلك؟ |
| Üniversitedeki mini buzdolabım için alışverişe gitmem lazım! | Open Subtitles | استيقظي ! عليّ بأن أتسوّق للثلاجة الصغيرة بالجامعة |
| - Annemle alışverişe çıktım. | Open Subtitles | - أتسوّق مع أمّي - |