| Onu şimdi aramamın nedeni Amy'yi yatırdığı için telesekreterin cevap vermesini istememdir. | Open Subtitles | سبب أتصالي بها هو أنها ستضع إيمي على السرير و تذهب لجهاز تسجيل المكالمات |
| Hayır, aslında aramamın sebebi bu. | Open Subtitles | لا، حقيقاً هذا سبب أتصالي |
| aramamın tam olarak sebebi de bu Dedektif Williams. | Open Subtitles | هذا بالضبط سبب أتصالي بك لتأتي هنا (ايها المحقق (ويليامز |
| Beyaz Saray'daki bağlantım söz vermiyor ama bizi buluşturmaya çalışıyor. | Open Subtitles | وسيلة أتصالي بالبيت الأبيض انها لا تقدم أي وعود, لكنها تحاول ان تحدد لنا مقابلة |
| İlk bağlantım Müdür Yardımcısı Jack Walters'dı. | Open Subtitles | نائب المدير جاك والترز كان وسيلة أتصالي الرئيسية |
| Selam baba, ben Raymond. - Seni aramamın nedeni-- | Open Subtitles | مرحبا أبي , أنا (ريموند). سبب أتصالي... |
| Koloni güçlerindeki bağlantım ile Rouen Bell Kulesinin avlusunda buluşacaktık... | Open Subtitles | "لقد رتبت لمقابلة "مصدر أتصالي مع القوى الأستعمارية "في الساحة بالقرب من برج روان بيل |