Ben de aşkı hayatta bu kadar geç bulacağımı beklemiyordum. | Open Subtitles | لم أكن أتوقّع أن أجد الحب في عمر متأخرٍّ هكذا. |
İtiraf ediyorum, dördüncü bir kullanım örneği ile karşılaşacağımı beklemiyordum. | TED | سأعترف أني لم أتوقّع أن أصادف استخداماً رابعاً. |
Hayır, uyandığımda değişmeyi beklemiyordum. | Open Subtitles | كلاّ, لم أتوقّع أن أستيقظ لأجد نفسي قد تحوّلت. |
Konuşmayı bıraktın. Yeterince güçlü olandan da bunu beklerdim. | Open Subtitles | يبدو أنّك فرغت من الكلام، لم أتوقّع أن يتّسم آدميّ بهذه القوّة. |
Benim için çok önceden bakınmanı beklerdim. | Open Subtitles | كنت أتوقّع أن تأتي للبحث عنّي بوقت أسرع |
Küçük Tokyo'da olmam çok garip. Bu bölgede çalışacağım aklıma gelmezdi. | Open Subtitles | انه مضحك اتعرف أن أكون في طوكيو الصغيرة أنا لما أتوقّع أن أعمل في هذا الجزء من البلدة |
Garip bir evlilikten gelen kocamla tanışacağım hiç aklıma gelmezdi. | Open Subtitles | لم أتوقّع أن ألتقي زوجي من ترتيب زواج مريب. |
Her zaman böyle bir şeyin hayalini kurdum... ama hiç mümkün olacağını düşünmemiştim ama işte buradayım, sanırım. | Open Subtitles | لقد كنتُ دائماً أحلمُ ،بشيء مثل هذا ...و لم أتوقّع أن هذا ممكن، لذا |
İlk seferinde senin sütyenlerle ilgili konuşmanı beklemiyordum. | Open Subtitles | آسف أوّل مرّة لم أكن أتوقّع أن تبدأي بالتكلّم عن الصداري |
Sizi bu kadar erken görmeyi beklemiyordum. | Open Subtitles | لم أكن أتوقّع أن أراك هنا بالأسفل في وقت مبكر جداً |
Evet ama seni de burada bulmayı beklemiyordum. Vakit kaybetmeyeceğim en azından. | Open Subtitles | أجل، فلم أتوقّع أن أقابلكَ هنا، لكن ذلك سيوفّر عليّ الوقت. |
Benim küçük kuşumun kafesinde hamamböceği görmeyi beklemiyordum. | Open Subtitles | لم أتوقّع أن أرى صرصورًا في القفص الصغير خاصتّي |
Saflık etmişim... Kapıyı delik deşik etmesini beklemiyordum. | Open Subtitles | كنتُ ساذجًا، لم أتوقّع أن يطلق النار على الباب. |
Üzerini örttüklerini düşündüm. Bu kadar güçlü bir büyü beklemiyordum. | Open Subtitles | افترضت أنّهم حجبوها، ولم أتوقّع أن تكون تعويذة الحجب بهذه القوّة. |
Kalkıp bir kaç şey söylemeni beklerdim. | Open Subtitles | كنت أتوقّع أن تقومي وتقولين بضع كلمات |
Fakat bu şekilde olacağı hiç aklıma gelmezdi. | Open Subtitles | لم أتوقّع أن يسري لقاؤنا هكذا. |
Kabul etmeliyim ki kulübü seçeceğin aklıma gelmezdi. | Open Subtitles | -هذا أنا" " يتحتّم أن أعترف، لم أتوقّع أن يكون ملهى هو مركز عملياتك. |
Onu çiğ çiğ yiyeceğin aklıma gelmezdi. | Open Subtitles | لم أتوقّع أن تلتهميه حيّاً |
Birini öldürmenin bu kadar zor olacağını düşünmemiştim. | Open Subtitles | -لم أتوقّع أن يكون قتل أحدهم عسيراً |
Evet ama bu kadar hevesli olacağını düşünmemiştim. | Open Subtitles | لكن لم أتوقّع أن يصل قبلي. |