| - müşterilerinden biri bu mayın tarlasını almayı düşünüyorsa ikinci kötü kararları da bu olur. | Open Subtitles | إن كان أحد عملائك يفكر جديا بشراء حقل الألغام هذا، فهذا سيكون قرارهم السيء الثاني. |
| Oh, işte dünyevi müşterilerinden biri sana. | Open Subtitles | أنظر هنا هذا أحد عملائك العالميين. |
| Size müşterilerinizden biri hakkında soru sormak istiyoruz Richard Gaines. | Open Subtitles | اه، نود أن نسألك عن أحد عملائك ريتشارد جاينز |
| Size müşterilerinizden biri hakkında soru sormak istiyoruz Richard Gaines. | Open Subtitles | اه، نود أن نسألك عن أحد عملائك ريتشارد جاينز |
| Ortalığı velveleye vermek istemiyorum ama ajanlarınızdan birine Diane Fowler'ın ortadan kayboluşunu araştırma görevi verdiğiniz bilgisi elime ulaştı. | Open Subtitles | اسمع الآن، لا أريد إطلاق أي أجراس إنذار لكنني أصبحت مدركا لحقيقة أنك كلَّفت أحد عملائك |
| Bay Hastings, ajanlarınızdan birine ifademi zaten verdim. | Open Subtitles | سيد (هيستينجز)، لقد قمت مسبقاً بإعطاء أحد عملائك بياني |
| Ve, Charlotte, yardımın için çok teşekkürler ama şimdi müvekkillerinden biri ana şüphelimiz olduğuna göre gitmen senin için en iyisi. | Open Subtitles | و (شارلوت)، شكرا جزيلا لك على مساعدتك لكن الآن بما أن أحد عملائك هو مشتبهنا الرئيسي فمن الأفضل أن تذهبي |
| - Dearing senin müvekkillerinden biri. - Bunu açıklayabilirim. | Open Subtitles | ديرينج) أحد عملائك) |
| Albay'ın Washington'da görev yaptığını nasıl biliyorsun? müşterilerinden biri miydi? | Open Subtitles | "أنتتعلمينالعقيد(ماسترد)من"واشنطن، هل هو أحد عملائك ؟ |
| Senin müşterilerinden biri mi? | Open Subtitles | أهو أحد عملائك ؟ |
| Bu davetiyeyi sana müşterilerinden biri mi yaptırdı? | Open Subtitles | هل طلبها أحد عملائك |
| Evet, müşterilerinizden biri, Jessica Taylor. | Open Subtitles | هل هناك مشكلة ؟ " أجل أحد عملائك " جيسيكا تايلور |
| müşterilerinizden biri size yardım edecektir. | Open Subtitles | فقط لأساعدك مع أحد عملائك |