| söylemiştim, poliçe intihara ödeme yapmıyor. | Open Subtitles | لقد أخبرتك , لن أحصل علي التأمين في حالة الإنتحار |
| Sana söylemiştim, senin tekrar spor salonunda olmana gerek yok. | Open Subtitles | . أعتقد إني أخبرتك لن يكون هناك حاجة لرؤيتك بـ غرفة الرياضة إنه أنت مجددا |
| Bunu yapmayacaklarını söylemiştim! Ne hayal kırıklığı. | Open Subtitles | أخبرتك لن يبالون بالأر كم ذلك محبط |
| Bunu sensiz yapamayacağımı söylemiştim. | Open Subtitles | أخبرتك لن أستطيع فعل هذا بدونك |
| -Halledebileceğimi söylemiştim. | Open Subtitles | -لقد أخبرتك لن أستطيع التعامل مع هذا |
| Şey, işe yaramayacağını söylemiştim. | Open Subtitles | حسنا , لقد أخبرتك , لن تعمل |
| Uzun sürmeyeceğini söylemiştim. | Open Subtitles | لقد أخبرتك لن استغرق وقتاً. |
| Bunu tartışmayacağımı söylemiştim sana. | Open Subtitles | أخبرتك, لن أناقش هذا |
| Sana o yola girmeyeceğimi söylemiştim. | Open Subtitles | لقد أخبرتك لن أفعل هذا |
| Hayır. Sana söylemiştim. | Open Subtitles | لا , لا , أخبرتك لن أفعلها |
| Bundan hoşlanmayacağını söylemiştim. | Open Subtitles | أخبرتك لن يعجبه الأمر |
| Bundan hoşlanmayacağını söylemiştim. | Open Subtitles | أخبرتك لن يعجبه الأمر |