İyileşeceğini söylediler ama o kadar endişelendim ki evlât. | Open Subtitles | أخبروني أنّك ستكون بخير، لكنّي كنت قلقاً يا بنيّ. |
Geç olduğunu biliyorum, ama uyanık olduğunuzu söylediler... | Open Subtitles | أعلم أن الوقت متأخر، لكنهم .. أخبروني أنّك يقظة، لذا |
Oraya gittiğini söylediler. | Open Subtitles | أخبروني أنّك كنت متجه إلى .هناك هذا الصباح |
Onlar bana daha katı bir şey yemediğini söylediler. | Open Subtitles | أخبروني أنّك لم تأكل طعاماً صلباً بعد. |
Diğerleri, senin ve Patricia'nın onlara bir canavardan bahsettiğini söylediler. | Open Subtitles | (الآخرون أخبروني أنّك و(باتريشيا أخبرتم المجموعة عن هذا الوحش. |