| Demek Arkansaslı'sınız? | Open Subtitles | إذن أنتما من أركنساس |
| Sizin nasıl Arkansaslı olduğunuzu ve aynı insanları tanıyıp, aynı yerlerde büyüdüğümüzü göz önüne alarak sanırım bir şeyler için anlaşma yapabiliriz. | Open Subtitles | (وبالنظر الى كونكم من (أركنساس ونشترك بمعرفة بعض الناس ونشأنا في نفس الاماكن وأعتقد بأننا نستطيع عقد إتفاق لشيء ما |
| Demek Arkansaslı'sınız? | Open Subtitles | (إذاً أنتما من (أركنساس |
| Arkansas polisi onun Hayalet olduğunu söyledi. "İntihar etti" dediler. | Open Subtitles | عندما شاهدت شرطة أركنساس ذلك قالوا إنه الشبح قد انتحر |
| Arkansas sezonun en sağlam defansına sahip olan Longhorn karşısında olacak. | Open Subtitles | أركنساس تقديم الدفاع قرون طويلة مع أصعب تحد من هذا العام. |
| bir kaç kaçık ve Arkansaslı insanlar varmış. | Open Subtitles | كما أسمع (وأناس من (أركنساس |
| Arkansas'da, toprak bir yol kenarında... ...en yakın sinema salonunun bir saat... ... uzaklıkta olduğu ıssız bir yerde büyüdüm. | TED | تربيت في منطقة نائية على طريق طيني في ريف أركنساس تبعد أقرب قاعة سينما عنها بساعة |
| Ülkenin üçte ikisi kadar yolu bu trenle 4 gün 3 gece sallanarak Arkansas'ın bataklığına götürüldük. | TED | قطعنا ثلثيَّ الطريق عبر البلد، نتأرجح في القطار لمدة أربعة أيام وثلاث ليال، متوجهين إلى مستنقعات أركنساس. |
| Bu sadece Arkansas'ta ve Kentucky'de olup biten ve bizim anlamadığımız bir şey mi? | TED | ام فقط حول أشياء غريبة تحدث في أركنساس ذلك ما لانفهمه، وكنتاكي؟ |
| Onlar bir derneğe bağış yapmışlardı, Arkansas merkezli, Heifer International denen. | TED | قاموا بالتبرع لمنظمة مقرها في أركنساس تدعى هايفر العالمية. |