| Hepsi şu anda ne kadar üzgün olduğunuzu ne kadar utandığınızı ve saygılarını ve güvenlerini yeniden kazanmak için ne kadar çok çabalayacağınızı duymak istiyor. | Open Subtitles | لموظفيك، لأصدقائك. كل ما يودون سماعه الآن هو مدى أسفك العميق، |
| üzgün olmak bir boka yaramaz. Neden biliyor musun? | Open Subtitles | حسنٌ، لن يُفيدني أسفك أتعرف لماذا ؟ |
| Neye üzgün olduğunu? | Open Subtitles | يجب أن أعبر عن أسفي لها أسفك بماذا؟ |
| Tabii ki, biz Özrünü iletiriz. | Open Subtitles | أجل، سنرسل أسفك. |
| Özürlerini kendine saklayabilirsin, çünkü yerine biri alındı bile. | Open Subtitles | حسناً, مكنك أن تضعي أسفك في درج جواربك لأنه تم استبدالك |
| Yani, senin ne kadar üzgün olduğun umurumda bile değil. | Open Subtitles | حسنا, لذا فأنا لا أهتم أبدا لمدى أسفك. |
| Buraya benden özür dileyip ne kadar üzgün olduğunu söylemek için geldiğini sanıyordum! | Open Subtitles | إعتقدتُك جئت إلى هنا للإعتذار، لتُخبرني بمدى أسفك! |
| Ee bana ne kadar üzgün olduğunu söyle. | Open Subtitles | حسنًا أخبرني عن مدى أسفك |
| Clark, ne kadar üzgün olduğun hakkındaki konuşmanı boş vakitte de yapabilirdin. | Open Subtitles | كلارك)، يمكن أن تجنبني) الخطاب حول أسفك الشديد |
| - Üzgünlüğünü, üzgün birisine sakla. | Open Subtitles | وفري أسفك لشخص حزين |
| Bana ne kadar üzgün olduğunu gösterdikten sonra. | Open Subtitles | بعد أن تريني مدى أسفك. |
| Evet, üzgün olmaya devam ediyorsunuz, DS Ripley. | Open Subtitles | حسناً, استمر في أسفك إذاً, رقيب (ريبلي). |
| üzgün olman bir şeyi değiştirmiyor. | Open Subtitles | أسفك لا يغير أي شيء |
| - üzgün olman neye yarar? | Open Subtitles | -ما فائدة أسفك لهذا؟ |
| - üzgün olmanın bir faydası yok. | Open Subtitles | -أنا آسفة . -لا نفع من أسفك . |
| Özrünü yesinler senin. | Open Subtitles | أنا لست بحاجةٍ إلى أسفك. |
| Özrünü kabul ediyorum. | Open Subtitles | أقبل أسفك |
| Özürlerini bir torbaya doldur. Suç sende değil. | Open Subtitles | وفِّر أسفك ، إنه ليس خطأك - حسناً - |