| Bu tartışmayı yaptığım için kendime inanamıyorum bile! | Open Subtitles | أنا لا أصدق حتى أني طرق قي هذه المناقشة. |
| Böyle bir yerin var olduğuna inanamıyorum bile. | Open Subtitles | لا أصدق حتى أن هذا المكان موجود |
| Bunu söylediğine inanamıyorum bile. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أصدق حتى قلت ذلك. |
| Sorduğuna bile inanamıyorum. Dostum burada 800 dolardan bahsediyoruz. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أصدق حتى أنك تسألني يا رجل , نحن نتحدث عن حوالي 800 دولار |
| Senin bu kadar bencil olmana ben bile inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق حتى إلى أي درجة من الأنانية أصبحت |
| Konuştuğumuza bile inanamıyorum. Neyden bahsediyoruz? | Open Subtitles | لا أستطيع أن أصدق حتى أننا نتحدث عن هذا ما الذي نتحدث عنه ؟ |
| Şimdi, bunu söylemek üzere olduğuma inanamıyorum bile. | Open Subtitles | ..... الآن وأنا لا أصدق حتى |
| Bu anı yaşadığıma ben bile inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق حتى بأنني جعلتك تتحدث بعمق عن هذه الخبرة |
| Bunu tartıştığıma bile inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق حتى أني بحاجة لقول ذلك |
| Evet. Bunu söylediğime bile inanamıyorum. | Open Subtitles | أجل، لا أصدق حتى أنني أقول هذا |
| Bunu düşündüğüme bile inanamıyorum. | Open Subtitles | أنا لا أصدق حتى بأنني فكرت في هذا |
| - Bunun doğru olduğuna bile inanamıyorum. | Open Subtitles | بالكاد أصدق حتى أن هذا حقيقى |