| Yaşamın ekmeğinden bizim de ruhumuzu besle ve iyi sözlerle ve sevgi dolu amellerle kendimize düşeni yapmamız için bize yardım et. | Open Subtitles | أطعم أرواحنا بخبز الحياة وساعدنا لنؤدي دورنا بكلمات لطيفة وأعمال حسنة. |
| Eminim beni de incitmek istememiştin ama son zamanlarda hislerimi günde 6.000 kalori ile besliyorum. | Open Subtitles | أنت ربما لم تكن تقصد أن تجرحني أيضا لكن مؤخرا كنت أطعم مشاعري 6الآاف سعرة في اليوم |
| Chandu'nun amcası Chandu'nun teyzesini Chandni Chowk da gece yarısı ay ışığında... gümüş kaşıkta biraz Chatni ile besledi. | Open Subtitles | عمي جاندو أطعم عمتي جاندي في ضوء القمر في ساحة جاندي بملعقة فضّية، بعض الجانتي |
| Yemekte o gün tavuk vardı. Benim de tavuğu beslemem lazımdı. | Open Subtitles | صالة الطعام كانت تقدم الدجاج على العشاء وكان لا بد لي أن أطعم دجاجتي |
| Dunyadaki butun ac cocuklari beslemek isterdim. | Open Subtitles | أحب أن أطعم جميع الأطفال الصغار الجياع فى العالم كله |
| Müreni besliyordum tabii biraz böbürlendim. | Open Subtitles | ,لقد كنت أطعم الموراى . وبالطبع حصلت على الحلوى |
| Bana ihanet edersen Boleyn, seni köpeklere yem ederim. | Open Subtitles | إذا خنتني يا (بولين) فسوف أطعم جسدك لكلابي |
| "Çocuklarımı nasıl daha sağlıklı beslerim?" | Open Subtitles | هو، " كيف بمقدوري أن أطعم أولادي على نحوٍ أفضل؟" |
| Görevimiz basitti; daha çok besle, daha az israf et. | TED | كان هدفنا بسيطاً: أطعم أكثر، أهدر أقل. |
| Kılıcı yağla. Atı besle. | Open Subtitles | اصقل السيف و أطعم الخيل |
| "Kuşlarımı besle, Niles." | Open Subtitles | أطعم طيوري يا نايلز |
| Prateeksha'nın kocasını besliyorum. Şimdi seni de besleyeceğim. | Open Subtitles | انا أطعم زوج برتكيشا وسوف أطعمك أنت أيضاً |
| Bir şekilde her gün kendimi besliyorum. | Open Subtitles | مع ذلك أستطيع أن أطعم نفسى كل يوم |
| Ben insanları besliyorum, sen maymunları. | Open Subtitles | أنا أطعم البشر و أنت تطعم القرود |
| Chandu'nun amcası, Chandu'nun halasını Gandi Çovk'da gece yarısı ay ışığında gümüş kaşıkta biraz Chatni ile besledi. | Open Subtitles | العم جندو أطعم العمة جاندي في ضوء القمر في ساحة جاندني |
| Anne Ian domuzu besledi | Open Subtitles | أمى لقد أطعم يان الخنزير بيديه |
| Gitmeliyim. Hayvanlarımı beslemem gerekiyor. | Open Subtitles | عليّ الذهاب الآن- كي أطعم حيواناتي |
| Hayatımın geri kalanını sizin aç hırsınızı beslemek yerine manastırda domuz besleyerek geçireceğim. | Open Subtitles | لعلي وفي أقرب وقت ممكن سأعيش بقية أيامي أطعم الخنازير في الدير عوضاً عن إطعام طموحك النهم |
| Yeni tavşanımı besliyordum. | Open Subtitles | فقط أطعم أرنبي الجديد. |
| N'olur balıklarıma yem ver. | Open Subtitles | أرجـوك أطعم أسماكي. |
| Ben domuzları kırmızı elmalarla beslerim. | Open Subtitles | أطعم التفاح الأحمر للخنازير |
| İnsanların kedilerini besler, çiçeklerini sular ve mektuplarını götürürdüm. | Open Subtitles | كنت أطعم قططهم ، وأسقي النبات لهم وأستلم البريد |
| Eğer gece yarısına kadar benden ses çıkmazsa balığımı besleyin. | Open Subtitles | إذا لم تسمع منّي حتى منتصف الليل, أطعم سمكي. |
| Chandu'nun amcası Chandni Chowk'da ay ışığında Chandu'nun teyzesini besliyor gümüş kaşıkla... hızlı söyle . | Open Subtitles | عمي جاندو أطعم عمتي جاندي في ضوء القمر في ساحة جاندي بملعقة فضّية، بعض الجانتي .قل ذلك بسرعة |
| Gözden kayboldukları zaman açık alana çıkacağım ve beyaz kargayı besleyeceğim. | Open Subtitles | عندما يرحلون فانني سأذهب الى فسحة البيت لكي أطعم أنثى الغراب البيضاء |
| Belli ki yanlış kişiye geldi. Onun taşaklarını vahşi kedilere yedirmem gerek. | Open Subtitles | حسناً، من الواضح أنه أتى إلى الشخص الخطأ ينبغي أن أطعم خصيتيه للقطط الضالة |
| Benden daha zayıf olmasın diye kız kardeşimi uykusunda beslerdim. | Open Subtitles | أنا كنت أطعم أختي و هي نائمه لكي لا تكون أنحف مني |