| Bu gemide yüzümü göstermekten dahi utanıyorum! | Open Subtitles | انا الآن اشعر بالأحراج من أظهار وجهي في هذة السفينة! |
| Duygularını, tutkularını, öfkeni göstermekten korkmamanın sebebi bu, Rose. | Open Subtitles | لهذا أنتِ لست خائفة من أظهار عواطفكِ ، (روز) شغفكِ ، غضبكِ |
| - Sadece bunu göstermekten korkuyorlar. | Open Subtitles | -ويخشون فقط أظهار مشاعرهم |
| İyi niyet göstergesi gerek dedim. Rehinelerden birini ver bana. | Open Subtitles | أخبرتك أريد منك أظهار حسن النية أعطني أحد الرهائن |
| Şef, iyi niyet göstergesi olarak hayatta kalan en yaşlı adamımızla barış çubuğu içti. | Open Subtitles | ما أجل أظهار السلوك الجيد قام"جلود المنتجع القديم"بالتدخين مع أكبر ناجي ذكر |
| Yakınlığının bir göstergesi olarak. | Open Subtitles | أظهار بعض المودة؟ |