| düşmanlarımız sürekli kendi kendilerine konuşmalı, onların kafası karışıkken onlarla savaşmalıyız. | TED | أعداؤنا سيقتلهم الغيظ، ونحن سنحاربهم بحيرتهم وخوفهم. |
| Eğer bu barbarları aramıza alırsak, düşmanlarımız şöyle düşünecek: | Open Subtitles | إذا قمنا بإدخال هؤلاء البرابرة بيننا سوف يقول أعداؤنا إن السبب |
| Androit onların düşmanlarımız olduğunu ve başkalarının da onlara katılacağını söyledi. | Open Subtitles | شكل الحياة الاصطناعية لن يسمح لهم بالمغادرة. في الواقع، لقد أخبرنا أنهم أعداؤنا وما يستتبعه من ذلك. |
| Ona dostluğumuzu gösterelim, belki böylece bir Düşmanımız eksilmiş olur. | Open Subtitles | دعونا نقدم لها صداقتنا على أمل أن ينقص أعداؤنا واحداً |
| Bunlar Düşmanımız çünkü sıtma, zika, chikungunya, deng hummalarının sebebi. | TED | هؤلاء أعداؤنا لأنهم يسببون الملاريا وزيكا وحمى شيكونغونيا والدنك. |
| düşmanlarımızın etrafında toplanacağı bir sancak olacaktır! | Open Subtitles | إن كان لازال حياً فسيكون جداراً يتجمع حوله أعداؤنا |
| düşmanlarımız yaptığımız her şeyi izliyor. Tek bir hatayı bile kaldıramayız. | Open Subtitles | أعداؤنا يراقبون كل ما نقوم به لا يسعنا أن ينزلق واحد من الأعلى |
| düşmanlarımız hayal ettiğimizden daha da becerikliler, ve onlar zamanınıza korkunç bir kötülük saldı. | Open Subtitles | أعداؤنا كثيرون الحيل أكثر مما نتصور وهم تركوا شراً رهيباً داخل زمنك هذا الشر , نحتاج لطريقة أخرى لنتعامل معه |
| düşmanlarımız var. düşmanlarımız neden bizim düşmanlarımız bunu anlamalıyız. | Open Subtitles | لدينا أعداء , يجب أن نفهم لماذا أعداؤنا همأعداؤنا.. |
| Elbette biz Viyana'daki psikanalistlerin Yahudi olmamız daha fazla güçlük ve düşmanlarımız için daha fazla cephane demek. | Open Subtitles | طبعا ، و هناك الصعوبات المضافه ، تكون كذخيره لمواجهه أعداؤنا و كلنا نحن هنا فى فينا فى دائره التحليل النفسي ، يهود |
| düşmanlarımız tarafından toplama kamplarına koyulduk ve bizi oraya koyanlar müttefiklerimizdi. | Open Subtitles | يضعنا أعداؤنا في معسكرات إبادة ويضعنا أصدقاؤنا في مخيمات إعتقال |
| düşmanlarımız zalim ve güçlüler. | Open Subtitles | أعداؤنا قاسيين واقوياء أكثر بكثير مما كنا نتخيل |
| Bu yüzden de onlar... bizim düşmanlarımız. | Open Subtitles | عبر البلاد و عبر العالم هؤلاء اذن.. أعداؤنا |
| düşmanlarımız savaşın alevlerinde bizim özgürlüğümüzü tesis etti. | Open Subtitles | إنهم أعداؤنا الذين صاغوا حُريتنا في نيران الحرب |
| Bizim ailelerimiz bütün insanlık, ve düşmanlarımız olsalar bile, | Open Subtitles | عوائلنا هم البشرية جمعاء حتى لو كانوا أعداؤنا |
| Tek tehdidin ben olduğumu mu düşünüyorsun... düşmanlarımız takipte Ariadne'nin zayıflığından faydalanmaya çalışacaklar, bunun olmasına izin veremeyiz. | Open Subtitles | كنت أعتقد أنني التهديد الوحيد؟ أعداؤنا يراقبون، أنها سوف تسعى إلى استغلال ضعف أريادن. |
| Düşmanımız çok güçlü, ve gücü günden güne büyüyor, ve bu güç, egemenliklerini sağlayana kadar büyüyecek, yolumuzu kapatmaya çalışacaklar, ve bize açılan tek yol felaket olacak. | Open Subtitles | أعداؤنا أقوياء ويزدادون قوة كل يوم وسيذهبون لأقصى الحدود ليعززوا سيطرتهم ليحاصرونا في مسار واحد المسار الذي يقود إلى الكارثة |
| Bize zulm edenler bizim Düşmanımız, yahudiler değil. | Open Subtitles | ,مضطهدينا هم أعداؤنا و ليس اليهود |
| Dostun, bizim dostumuz. Düşmanın, bizim Düşmanımız. | Open Subtitles | أصدقاؤك هم أصدقاؤنا، وأعداؤك أعداؤنا. |
| Düşmanımız birkaç gün içinde tüm şehre yayılacak. | Open Subtitles | انتشر أعداؤنا في المدينة خلال أيام |
| Onlar bizim dostumuz, Düşmanımız değiller. | Open Subtitles | إنهم أصدقاؤنا ، ليسوا أعداؤنا |
| Eğer hala yaşıyorsa, düşmanlarımızın etrafında toplanacağı bir sancak olacaktır! | Open Subtitles | إن كان لازال حياً فسيكون جداراً يتجمع حوله أعداؤنا |