| Tıp hakkında bilinmesi gereken her şeyi biliyorum. | Open Subtitles | الآن .. أنا أعلم كل شئ يجب أن أعلمه يتعلق بالطب |
| En sevilen rengi dışında bu trenle ilgili her şeyi biliyorum. | Open Subtitles | أعلم كل شئ عن هذا القطار، إلا لونه المفضل؟ |
| Ona nasıl evet dedirttiğinin dışında her şeyi biliyorum. | Open Subtitles | الملائكة ، أعلم كل شئ ، ماعدا كيف جعلتها أن توافق |
| her şeyi biliyorum. Üst katta buldum. | Open Subtitles | أعلم كل شئ ، وجدت تلك في الأعلي |
| Hakkındaki herşeyi biliyorum. | Open Subtitles | أعلم كل شئ عنك. |
| Hem de en baştan. - her şeyi biliyorum. | Open Subtitles | ـ أنتٍ من بين كل الناس ـ أنا أعلم كل شئ |
| Chicky Hines davası hakkında her şeyi biliyorum. | Open Subtitles | "أنا أعلم كل شئ بشأن قضية "تشكين هانز |
| Ofisteki kimsenin, bunu onaylamasına gerek yok çünkü haklarında bilinmesi gereken her şeyi biliyorum. | Open Subtitles | لا يوجد سبب لأي أحدٍ هنا كي يوقعها {\pos(192,200)}لأنني أعلم كل شئ هناك بشأن هؤلاء القوم |
| Evet, senin hakkında her şeyi biliyorum. | Open Subtitles | نعم، أنـا أعلم كل شئ عنك. |
| Donovan'a ne olduğunu biliyorum. her şeyi biliyorum... | Open Subtitles | أعلم ما حدث لـ(دونوفان) إنّي أعلم كل شئ. |
| her şeyi biliyorum. | Open Subtitles | "أنا أعلم كل شئ" |
| her şeyi biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعلم كل شئ |
| Senin hakkında herşeyi biliyorum Flynn Careen. | Open Subtitles | أنا أعلم كل شئ عنك، (فلين كارسِن). |