| Yani, kabul edelim artık birbirimizi mutlu etmiyoruz. | Open Subtitles | أعني.. يجب ان نواجه الأمر نحن لا نجعل بعضنا البعض سعيد مرة أخرى |
| Yani, sen, onu vibe çeşit mi var olmalı? | Open Subtitles | أعني,يجب ان تكوني حصلتي على ماهية هويته هل فعلتي؟ |
| Yani, dışarıda yaşıtın olan birisiyle görülmelisin. | Open Subtitles | أعني, يجب أن يراكَ الناس مع شخص قريب من عمرك. |
| Şaka yapmıyorum, Yani kendine bakman gerekiyor. | Open Subtitles | أنا لا أمزح , أعني يجب عليك أن تعتني بنفسك |
| Yani günde iki, üç kez toplantıya gitmem gerekecek ya da ne kadar gerekiyorsa. | Open Subtitles | أعني . يجب ان أذهب الى اجتماعين أو ثلاثة في اليوم مهما استغرقني هذا |
| Yani bunun için dava boyunca bir kayanın altında yaşıyor olman gerekir. | Open Subtitles | أعني.. يجب أن تكون عالقاً تحت صخرة الوقت كله |
| Yani, bu insanlar ifşa edilmeli ama kişisel bilgilerini de yayınlamışsınız. | Open Subtitles | أعني, يجب كشف هؤلاء الناس لكنك نشرت معلوماتهم الخاصة |
| Yani, kendi evinde dinlenmelisin. | Open Subtitles | في منزلكي. أعني, يجب أن تضجعي في منزلكي. |
| Daha yakın olmamız gerekirken ayrı mı kalacağız Yani? | Open Subtitles | أعني يجب أن نقترب من بعضنا لذا، فنحن بحاجة لنبتعد؟ |
| Yani bilen birileri olmalı. | Open Subtitles | أعني يجب أن يكون هنالك شخصاً ما آخر يعلم |
| Daha yakin olmamiz gerekirken ayri mi kalacagiz Yani? | Open Subtitles | أعني يجب أن نقترب من بعضنا لذا، فنحن بحاجة لنبتعد؟ |
| Yani onun kendi bildiğini yapmasına izin vermeli ve bunun senin mevzun olmadığını düşünmen gerekiyor. | Open Subtitles | أعني يجب أن تدعها تشعر بكل شيء ولاتظن ان هذا الشيء يتعلق بك |
| Hayır, Yani fiksasyona son vermelisin Olabilecek tüm kötü şeyleri. | Open Subtitles | كلا، أعني يجب أن تتوقفي عن التركيز على الأمور المشؤومة الوارد حدوثها |
| Yani, bunu yedirmek zorundasın. | Open Subtitles | أعني, يجب أن تجعلها مصدقة, تذكر قولك "كـلا"! |
| Yani, dükkânla ilgilenmen gerekecek. Dükkân... | Open Subtitles | ..أعني يجب أن تعطيه بعض الاعتبار |
| Yani, dört buçuk saat sonra kalkacağız. | Open Subtitles | أعني, يجب أن نستيقظ بعد أربع ساعات ونصف |
| Bize fotoğraflarını ve videolarını yolladılar Yani Miami'yi görmelisiniz. | Open Subtitles | أرسلوا لنا كل تلك الصور والملفات أنا أعني يجب أن تري تلك المدينه "ميامي" رائعه بحق |
| Yani, eğer ona bir belge imzalattırırsan kiti salıverebileceğime dair, o zaman sana veririm. | Open Subtitles | - أعني, يجب ان توقع على وثيقه تقر بإطلاق الدلائل و سأفعل |
| Yani şu menünün kapağında siz olmalısınız, aşçı anne değil. | Open Subtitles | أعني يجب أن تكونا على غلاف هذه القائمة، و ليس "ماما جياتا". |
| Yani kitap içine doğru süzüldü herhalde. | Open Subtitles | أعني, يجب أن يكون الكتاب قد تسرب إليك |